30 Yaşına Gelmeden Önce İş Yaşamında Yapmanız Gerekenler

Lise ve üniversite yaşamından sonra iş yaşamına atılmak isteyen kişiler genellikle deneyimsiz olur. Fakat zaman içerisinde çeşitli iş pozisyonlarında görev alarak ve farklı sektörleri tanıyarak pek çok deneyim elde edilmiş olunur. Bir veya birden fazla sektörde, farklı pozisyonlarda çalışmak, birey açısından sahip olunması gereken özelliklerden biridir. Fakat çok sık iş değiştirmemek de gerekir. Bir yıllık süre ile sektör değişimi yapmak daha doğrudur. Aksi, İK yetkilileri tarafından da olumsuz olarak algılanabilmektedir.

Liseden sonra üniversite eğitimine gitmemeniz, erken yaşta iş hayatına atılmanızı sağlar. Fakat buradaki kilit nokta iş yaşamına erken atılmanız değildir. Her bireyin iş yaşamında 30 yaşına gelmeden önce elde etmesi gereken deneyimler vardır. Bu deneyimler hem kişisel hem de iş yaşamı açısından oldukça önemlidir.

Sosyal Sorumluluk Deneyimi

Günümüzde pek çok şirket, işe alım yaparken adaya daha önce herhangi bir sosyal sorumluluk projesine katılıp katılmadığını sormaktadır. Sosyal sorumluluk projelerinin insan yaşamında gerek kişisel gerek profesyonel anlamda pek çok beceriyi geliştirdiği düşünülmektedir. Etkili iletişim, empati, kendini ifade edebilme, stratejik ve analitik düşünebilme gibi pek çok beceri sosyal sorumluluk projelerinde yer alarak geliştirilebilmektedir.

Ek olarak bakış açısı ve iş anlayışına olan perspektifiniz de yine sosyal sorumluluk projelerinde elde edeceğiniz deneyimle gelişmektedir. Sosyal sorumluluk projeleri ile birlikte “Tersine Mentorluk” deneyimi de kazanılabilmektedir. Bu deneyim, kişinin kendinden daha büyük birisine koçluk yapması anlamına gelir. Açık fikirli ve girişimci olan genç bireyler, teknolojiyle daha uyumlu olduğu ve yeniliklere daha kolay adaptasyon sağlayabildiği için kendisinden yaşça büyük olan kişilere, bilgiyi daha hızlı ulaştırabilmekte ve farklı jenerasyonlar arasındaki insanlarla iletişim kurarak iletişim becerisini geliştirmektedir.

Maddi Manevi Miras Bırakın

İş yaşamında ve kişisel yaşamınızda bir iz bırakmak istiyorsanız, ardınızda miras bırakabileceğiniz bir şeyiniz olmalıdır. Bu şey maddi ya da manevi olabilir. Siz öldükten sonra insanların sizi hatırlamasını sağlamalıdır. Pek çok başarılı insan, ölmeden önce ardında dünya çapında bilinecek bir iz bırakmıştır. Bu iz adınız ve soyadınız olabileceği gibi yazdığınız bir kitap, makale ya da keşfettiğiniz ve gördüklerinizi anlattığınız bir yer de olabilir. Maksat, insanların sizi düşünebilmesini sağlamaktır. Yaş ilerledikten sonra manevi bir miras bırakmak daha zordur ve manevi miras maddi mirasa göre daha değerlidir. Fiziksel olarak varlığınız sonlansa bile hatırlanacak bir şey bırakma çabasına girmek bakış açınızı ve algılarını değiştirecek bir unsurdur.

Ardınızda bırakacağınız miras, mutlaka hedef bir kitle için olmalıdır. Bu durum aynı zamanda yaşarken de geçerlidir. Mutlaka ulaşmak istediğiniz bir hedef kitle bulunmalıdır. Rakipleriniz ne olursa olsun, sizin çalışmalarınızı, başarılarınızı ve daha da önemlisi varlığınızı kabul etmelidir. Kimseyi küçümsemeden, hor görmeden kime ne şekilde yaklaşacağınızı bilmek, profesyonellik kazanmanızı sağlayacaktır.

Başa dön tuşu
Kapalı