Artan İşsizlik Bir Can Daha Aldı

Son zamanlarda aldığım en acı haberlerden biri de Adem Yarıcı’nın Hatay’daki valilik önünde kendisine benzin dökerek ve “Çocuklarım aç!” diyerek kendini yakmasıydı.

Artan işsizlik oranı bir can daha aldı. Daha öncesinde çocuğuna okul pantolonu alamıyor diye bir baba intihar etmişti, çocuğu manavın önünden geçerken meyve istedi diye bir baba köprüden kendini atarak intihar etmek istemişti, eşine param yok diyemediği için bir adam evindeki banyosunda tüfeğiyle kendini vurmuştu ve şimdi de bir baba çocuklarının aç kalmasına, iş bulamamasına dayanamadığı için benzin döküp kendini yaktı.

Sosyal medya üzerinde konuyla ilgili olarak pek çok yorum gördüm. İnanın söylenenlerin yüzde 90’ından fazlası o kadar boş cümleler ki! Eğer bir şey yapılacaksa, ölümler olmadan, canımız yanmadan önce yapılması gerekiyor. Şu an üzülmenin ya da Allah’tan rahmet dilemenin bir anlamı yok ne o baba için ne de o çocuklar için.

İşsizlik günden güne artıyor. İşsizlik hepimizin belini büküyor. Peki neden? Neden istihdama yönelik hareketler yapılmıyor? Ben size söyleyeyim, tamamen daraltıcı maliye politikamız yüzünden. “Ülke ekonomik yönden gelişiyor”, “Ülke ekonomik yönden büyüyor” diyenlerin hepsi nedense ya yurtdışında yaşıyor ya da babasından kalma miras ile yatırımlar yaptığı için şu an rahat oturuyor. Peki ya geride kalan yüzde 80? Evet, ülkemizin yüzde 80’i aç. Ben orta halli bir ailenin çocuğuyum. Gerçi günümüzde orta halli kavramı ne yazık ki kalmadı. Temel ihtiyaçlarımı karşılayacak ve ayda bir kez eğlenceye vakit ayırabilecek kadar kendimi geçindirebiliyorum. Fakat ben bu durumda orta halli mi oluyorum? Orta hallinin altında mı kalıyorum?

Eskiden orta hal denilince evine her ay en azından bir kilo et giren insan anlamına gelirdi. Benim evime dedem et almadıktan sonra et girmiyor. Size giriyor mu? Giriyorsa benden zenginsiniz demektir!

Geçtiğimiz gün Elazığ’daki deprem için çok güzel bir kampanya başlatıldı. Yardım amaçlı tam tamına televizyon programında 73 milyon TL toplandı. Bu yardım neden istihdam kaynaklarını arttırmak amacıyla toplanmıyor? Madem ülkemizde çok zengin kişiler ve işletme sahipleri var, neden istihdam oranları arttırılmaya çalışılmıyor? Yoksa biz Adem gibi insanların can vermesinden zevk mi alıyoruz toplumca?

Adem için yapılan açıklamaları okudum. Ne kadar acınası yorumlar ve açıklamalar öyle… İşsizlik ile mücadele eden ve çocuklarını doyuramayan bir baba düşünün. Üstelik bu adamın eşinden boşanması sebebiyle ve işsiz kaldığı için de zorlandığını… Adem için yapılan açıklamalarda “Psikolojik olarak rahatsızdı ve kendini öldürmeye meyilliydi ”dendi. Çocuklarını doyuramayan, hayattaki desteğini kaybeden bir adamın psikolojisinin düzgün olması nasıl beklenebilir ki? Üniversite mezunu olup da iş bulamayan kişilerin psikolojisi bir ayda bozuluyor. Tam bir ayda! Bırakın da o babanın psikolojisi bozuk olsun, bırakın da kendi canına kıyacak kadar üzgün olsun…

Ama nerede bizim toplumumuz? Bizim toplumumuz Adem’in haberini 20 saniye televizyonda dinliyor, 15 saniyede gazeteden okuyor ve kahvesini yudumlamaya devam ediyor. Ha bir de vakti varsa Twitter üzerinden “#CocuklarımAc” etiketi ile tweet atıp geçiyor. Sonra hayat devam ediyor. Yanlışız, ölmüşüz haberimiz yok!