Bazı Cümleler Canınızı Yakabilir

Bu hafta son derslerime giriyorum… Bir hafta sonrasında finallerim başlıyor ve sonunda da mezunum. Üniversiteye veda ediyor olmak, biraz tuhaf bir his. Okul hayatımın noktalanacak ve biraz daha acı gerçekler ile yüzleşecek olmak, insanın içerisinde burukluk yaratıyor.

Bugün son Uluslararası Pazarlama dersime girdim. Çok değerli öğretmenim şu cümleleri kurdu, “Hayatınızda her şey istediğiniz gibi gitmeyebilir. Mezun olduktan sonra, direkt istediğiniz işi bulamayabilirsiniz. Üzülmeyin olur mu? Vazgeçmeyin, çabalayın. Bir gün mutlaka istekleriniz olur…”

Bu cümleleri söylerken ki yüz ifadesini ömrüm boyunca unutabileceğimi sanmıyorum.

Geleceğin İşsizleri

Öğretmenim bu cümleleri söylerken geleceğin işsiz sınıfında yer alacak olan meslektaşlarına bakıyordu artık. Son sınıf olmak ve son derslere girmek sonucunda öğrencilikten “meslektaş” sıfatına atladık ama sadece sözde…

Yaklaşık olarak 80 kişilik sınıfın içerisinde, 60 kişimiz mezun olurken, bu sayıdan belki de 30 kişimiz mezuniyet sonrasında bir iş sahibi olabilecek. Bir çoğumuz, iş bulamayan, iş aradıkça işsiz olarak kalacak.

Geleceğin işsiz sınıfında yer alan kişilerden biri de benim. Şu hayatta yapmak istediğin bir meslek var mı diye sorsanız, inanın bilmiyorum. Bu ülkede hangi meslek sektöründe yer alacağımı bilmiyorum. Çünkü hangi sektöre giriş yaparsam yapayım beni acı gerçekler bekliyor olacak.

Bu acı gerçekleri bilerek mezun olmak, beni üzüyor. Mezun olacağıma bir türlü sevinemiyorum. Bir türlü, o sevinci içimde taşıyamıyorum.

Acı Gerçekler…

Hak etmediğim bir maaşla işe başlayacağım. Hak ettiğim maaşı alabilmek için en az 10 yıl boyunca sürüne sürüne çalışmam gerekecek. Eğer bir yerlerde tanıdığım varsa, bu süreyi 7 yıl gibi bir yıla indirebilirim.

Yaşımın 23 olduğunu varsayarsak, 35 yaşına kadar hak ettiğim ücreti alamayacağım. Hak ettiğim ücret dediğim de, işe ilk başladığım zamanki ücretim. Öyle 10 bin liralardan bahsetmiyorum sizlere. Her işletme bölümü mezunu olan öğrencinin hazin sonu, asgari ücretle çalışabilecekleri bir işe girmektir. Oysa, hak edilen ücret kesinlikle bu değil!

Bankacı olmaya kalksam, gişe memuru olarak iş hayatına başlayacağım. Bankacılıkta yükselmek de öyle kolay değil. Her pozisyon için en az 5 yılınızı vermeniz gerekiyor. Aylık gelirimin 8 ile 15 bin arasında olabilmesi için 40 yaşını görmüş olmam gerek.

40 yaşından sonra o maaşı alsam ne olur? Almasam ne olur?

Gençlik zamanımda ihtiyacım olan meblağı yaşlandığımda aldığımı düşünmek içimi acıtıyor. Benim gibi birçok gencin canını yakıyor.

Yüksek lisans yapmak istesem, ki yapma şansım da var, yüksek lisanstan sonra bile alacağım ücret en fazla 3 bin lira… 3 bin lira için neden kendimi bir yıl daha eğitim hayatıyla harcatayım diyorum. Malum, artık eğitim bir işe yaramıyor.

Şurada yüksek lisansım var, şu dilleri biliyorum demeniz hiçbir işe yaramıyor. Çünkü, iş olanağı yok. İş olanağı olsa da tanıdığınız varsa o işe yerleşebiliyorsunuz. Henüz daha hakkıyla bir işe başlayabileni görmedim günümüzde…

İşte Türkiye’nin acı tablosu!



Personel Alımları

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*