Çalışanlar Kontrol Hastalığından Nasıl Kurtulabilirler?

Çalışma hayatında başarılı olmak, çalışma verimini yükseltmek ve başarılı olabilmek adına bazı durumları kontrol etmek son derece önemlidir. Ancak kontrol süreci yoldan çıktığı zaman aynı zamanda beraberinde kontrolsüzlüğü de getirebilir. Kontrol etme duygusu bir süre sonra yoldan çıktığı zaman hem kişilerin işlerinin kontrolden çıkmasına neden olur hem de çeşitli ruhsal hastalıklara neden olabilir. Özellikle iş hayatın kontrol etme dürtüsü kişilerin diğer iş arkadaşlarını da olumsuz etkileyecektir. Bu durumda kontrol etme dürtüsünün en doğru ve en sağlıklı şekilde kontrol altına alınması gerekmektedir.

Kontrol etme duygusunu zirvede yaşayan ve her şeyi kendi kontrolünde gelişsin isteyen kişilerin etrafındaki insanların bu durumdan dolayı büyük zorluklar yaşadıkları ve durumdan hiç memnun olmadıkları ortaya çıkmıştır. Bu durumda kontrol takıntısı olan kişilerin bir süre sonra sürekli stres yaşadıkları ve kontrolünde olmayan olayları dahi düşünüp kafalarına taktıkları için hasta olarak adlandırıldıkları ifade edilmektedir.

Kontrol Takıntısı Olan Kişiler Başarısızlığı Kaldıramıyor!

Kontrol takıntısı bir süre sonra psikolojik bir hastalık olarak değerlendirilebiliyor. Genel olarak bu kişiler her işi kendilerinin başarabileceğini düşünürler. Kendilerinden başkalarının başarılı olmasını hayal dahi edemezler. Yaptıkları işlerde bu süreç içerisinde kimselere güvenemedikleri için her işi kendileri yapmak isterler. Ancak bu durum bir süre sonra çalışan kişilerin iş hayatında huzursuzluğa neden olmaktadır. Bu aynı zamanda uzmanlar tarafından değerlendirildiği zaman çocukluk sürecinde ortaya çıkan bir kişilik bozukluğu olarak ifade edilebilir. Kontrol takıntısı olan kişilerin kolay kolay mutlu olmadıkları görülür. Bu tür insanlar güvensiz ve mutsuz kişiler olarak göze çarparlar. Genellikle karşılarındaki insanları da mutsuz ederler. Kurdukları cümlelerle birlikte insanları nasıl etkileyeceklerini ve nasıl bir ortam hazırlayacaklarını bilemezler.

Kontrol Takıntısı İnsanlara Sabırlı Davranmak Gerekiyor!

Bu tür kişilerle çalışan kişilerin genellikle nasıl hareket edeceklerini ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmedikleri görülmüştür. Ancak kızmak kesinlikle işe yaramayacağı gibi bir anlamda kişilerle aranıza büyük mesafelerin girmesine de neden olmaktadır. Bu bir davranış biçimi haline gelmiştir. Öncelikli kişinin kendisinin bu durumdan rahatsız olması, durumu kabullenmesi ve ardından harekete geçmesi gerekmektedir. Çatışmaların olduğu durumlarda kontrol takıntısı olan kişi durumu kabul etmeyeceği için oradan uzaklaşmak ve tartışmaya girmemek en mantıklısı olacaktır. Kontrol takıntısı olan kişilere karşı özellikle daha sakin ve iyi davranmak mantıklı bir hareket olabilir. Bu tür kişiler kendilerinin her konuda başarılı olduğunu düşündükleri için sizi durmadan eleştirebilirler. ancak bu durumun kişisel olmadığının algılanması son derece önemlidir. Bu tür kişilerle yaşamak çok zor olabilir. Duygularınızın incinmesine neden olabilir.

Kontrol takıntısı olan kişiler stresli durumlarla karşılaştıklarında ya da bir olayın kendi kontrollerinden çıktığını hissettikleri zaman büyük panik yaşarlar. Kontrolü ellerinden duygu anlamında da kaybettikleri için karşısındaki kişileri ezip geçmekten asla çekinmezler. Bu durum bir süre sonra bu tür kişilerin çıkmaza sürüklenmesine neden olmaktadır. Omuzlarına normalden daha fazla yük binmiş gibi hissederler. Bu durum kaygı bozukluklarını beraberinde getireceği için bir süre sonra başarısızlık kaçınılmaz olur. Bu durumda bu tür kişilerin sık sık ruh hallerinde değişiklikler yaşayacakları ifade edilmektedir.  Etrafınızda bu kişilerle çalışıyorsanız onlara yeni fikirler önermeyi bırakın. Bu yeni tartışmalara ve yeni çatışmalara neden olacaktır. Ayrıca sunmuş olduğunuz fikirlerinizin bu tür kişiler tarafından reddedilmesine alışmanız gerekir. Bu tür durumların kişisel olmadığını ve herkese aynı davrandıklarını unutmamak gerekiyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*