Çalışanların 4’ünden 1’inin Ruhsal Problemleri Var!

Çalışma hayatı günümüzde artık kişilerin kendi hayatlarını idame ettirmeleri ve sosyal açıdan kendilerini daha mutlu hissetmeleri için bir ihtiyaç haline geldi. Çalışma hayatı pek çok kişinin görev alanlarına göre değişiklik gösteriyor. Genellikle uzmanlar para kazanmanın yanı sıra kişilerin kendi kararlarını almaları, daha fazla sosyal olmaları ve ruhsal anlamda gün içerisinde kendilerini rahatlatmaları için çalışmanın son derece önemli olduğunu ifade ediyorlar. Ancak çalışma hayatında meydana gelen çeşitli sorunlar bir anlamda uzmanların tezlerini çürüterek birtakım ruhsal hastalıkların ortaya çıkmasına da zemin hazırlıyor.

Ruhsal problemler günümüzde giderek artan sorunların başında gelmeye başladı. Daha önceki yıllarda ruhsal anlamda ortaya çıkan problemler çok fazla göz önünde bulundurulmuyor ve ciddiye alınmıyordu. Ancak pek çok fiziksel hastalığın temelinde de genel olarak ruh sağlığı bozukluklarının olduğunun ifade edilmesi aslında durumun ne kadar vahim olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Son yıllarda zamanın kişilere yetersiz kalması, gelir düzeyinin giderek düşmesi, bazı fonksiyonların çok rahat bir şekilde kontrol edilememesi çeşitli sorunları beraberinde getirmeye başladı. Ruhsal problemler ciddi bir artış göstermeye başladı. Çalışma hayatında da bu durumun sonuçları kendisini iyiden iyiye gösterirken aynı zamanda iş veriminin ve çalışma motivasyonunun düşmesine de zemin hazırladı.

Şizofreni Oranı Ülkemizde Giderek Artıyor!

Yapılan bir bilimsel araştırmanın ardından şizofreni hastalığının Türkiye’de son yıllarda giderek arttığını ve ciddi bir rakama ulaştığını gözler önüne sermiştir. Dünya üzerinde her 100 kişiden 4’ünün bipolar bozukluk teşhisi ile hayatlarına devam ettikleri gündeme geliyor. Artık çevremizde baktığımız ve göz gezdirdiğimiz kadarıyla bipolar bozukluk, kaygı bozukluğu ve panik atak gibi sorunlarla mücadele eden kişi sayısının ne kadar fazla olduğu gözler önüne serilmektedir. Ayrıca bu hastalıkların sayısının giderek yükselmesi bir süre sonra kişilerin hayatlarında da bu durumu son derece normal bir durum gibi kabul etmelerine neden olmuştur. Ancak bu tür hastalıkların teşhis edilmemesi ve sonucunda da doğru bir tedavinin uygulanmaması bir süre sonra şizofreni gibi kalıcı sorunlara neden olabileceği için son derece riskli bir durumdur.

Çalışma hayatında da ruhsal problemleri olan kişilerin verimli bir çalışma performansı göstermeleri genel olarak beklenmez. Bu tür kişilerin kendilerini sürekli olarak yorgun ve halsiz hissetmelerinden dolayı farklı işleri birarada yapmaları neredeyse mümkün değildir. Bununla birlikte sürekli olarak hata yapma kaygısı taşıyacakları için bu psikoloji ile birlikte hata yaptıkları görülmektedir. Yurt dışında ruhsal sorunların fazla olmasına rağmen tedavi edilme olasılıkları da çok yüksektir. Bu durum ise genel olarak insanların ruhsal sorunlarından korkmadıkları ve bu anlamda korkusuzca dile getirmelerinden kaynaklandığı ifade edilebilir. Bir anlamda ülkemizde ruhsal sorunlar utanç kaynağı olarak görüldüğü için tedavi edilmesi pek mümkün olmuyor. Ayrıca aksatıldığı için pek çok anlamda iş işten geçmiş oluyor.

Hastalıklar Aslında İlk Günden Belirti Veriyor

Ruhsal hastalıklar aslında sinsice ilerleyen hastalıklar kategorisinde yer almıyor. Genel olarak bir günlük bebeklerde dahi belirti verdikleri görülüyor. Ruhsal hastalıklar içerisinde en ağır olanının şizofreni olduğu biliniyor. Ancak şizofreni birden ortaya çıkmıyor. Çeşitli ruhsal hastalıklarla birlikte belirti verirken aslında bu işaretlerin anlaşılmaması ya da anlaşılmak istenmemesine bağlı olarak geri dönüşünü mümkün olmayan ruhsal hasarlar bırakabiliyor. Bu konuda uzmanlar vatandaşlara bilinçli davranmalarını ve ruhsal sorunları hafife almamaları gerektiğini defalarca tekrarlıyorlar.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*