Çaresiziz!

Sizlere ilginç gelebilecek bir teorimi burada paylaşmak istiyorum. Bir kısmınız bana katılırken bir kısmınız da mutlaka beni yargılayacaktır. Hepsine hazırım!

Yeni yıla henüz yeni girmişken pek çok olayla karşı karşıya geldik. Avustralya’daki yangın sebebiyle yok olma tehlikesiyle karşılaşan Koalalar (ki bununla ilgili yazı paylaşmıştım), ardı ardına gelen depremler ve Corona Virüsü…

Benim teorim de bu virüs hakkında. Geçtiğimiz aylarda, Çin’de yaşanan nüfus artışının artık kontrol altına alınamadığını, hatta dünyadaki nüfus artışı sebebiyle giderek kıtlaşan kaynaklara sahip olduğumuzu söyleyen haberleri okudunuz mu? Ben okudum…

Her yıl ortaya yeni bir virüsün çıktığını, belki 40 belki 50 yıl öncesinde bu virüslerin var olduğunu fakat uykuya girdiğini biliyor muydunuz? Yani, aslında var olan bir virüsün içerisinde yaşıyoruz fakat bir anda bu virüs, genetiğini değiştirerek insanların direkt olarak sinir sistemini etkiliyor ve ölümler yaşanmaya başlanıyor.

Üzülerek söylemek istiyorum ki burada derin devletlerin oyunu var. Bu oyundaki amaç, kıtlaşan kaynaklar sebebiyle nüfusu azaltmak ve ilaç pazarlaması gerçekleştirmek. Siz sanıyor musunuz ki bu virüs bir anda yayılıyor? Bana kalırsa devlet tarafından bu virüs yayılmaya başlanıyor. Virüs yayılmadan öncede virüsü tedavi edecek ilaç hazırlanıyor. Bir müddet toplumu etkilemesi bekleniyor. Aradan geçen kısa bir zamandan sonra (genelde yaklaşık 1 hafta ya da 10 gün olur) mucizevi bir şekilde bilim insanlarının bu virüse karşı etkili bir ilaç ürettiği (!) söyleniyor. El mahkum insanlar ne yapıyor? İlacı satın almak zorunda kalıyor. Sonunda ne oluyor? Hem devlet kazanıyor pazarladığı ilaçlar sayesinde hem de ilaç şirketleri.

Bu kötü bir oyun…

Teorimin doğru olduğuna eminim fakat bunu kanıtlayabilecek güçte değilim. Her ne kadar buna bazen inanmak istemesem de gerçek bu. Hatırlarsanız üç yıl önce H1N1 virüsü ile karşı karşıya olan bir toplumduk. Pek çok insanı, büyük-küçük demeden kaybettik. Kısa bir zaman sonra H1N1 virüsünü alt eden aşı ile tanıştık. Aşıyı olanların “koruma” altında olacağı söylenip duruldu. Aşıyı vurulmadım, H1N1 virüsüne yakalanmadım. Vurulmayı da hiçbir zaman düşünmedim açıkçası ki bu virüs ortalıkta kol gezerken yumurta da yiyordum tavuk da (hani bunların tüketimi yasaklanmıştı)…

Toplumsal baskıyı arttırmadan ortaya bir virüsü yayarak nüfus azaltmaya gitmek ve ilaç pazarından kar elde etmeye çalışmak haince, nankörce… Kıtlaşan kaynakları arttırmanın yolu nüfusu azaltmak mı sadece?

Yaklaşık bir 5 yıl içerisinde daha pek çok virüse şahit olacağımıza eminim. Her yıl, her kış, yeni bir virüs bizleri bekliyor olacak ve haberlerde şöyle yazacak “50 yıl önce bulunan virüs tekrardan uyandı!” ya da “70 yıl önce de olmuştu bin kişi hayatını kaybetmişti!”…

Bile bile lades….

Bile bile insanlarını öldüren bir dünya içerisindeyiz ve yapacağımız hiçbir şey yok, çaresiziz!