Ekonomik Çöküş

Son günlerde Çin’de ortaya çıkıp tüm dünyaya yayılmaya başlayan virüs, birçok kişiyi canından ettiği gibi öncelikle Çin ekonomisine daha sonra da dünya ekonomisine büyük zararı olacaktır. Şimdiden Bitcoin piyasasında düşüşler başladı. Geçmişten günümüze bakıldığında daha önce milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine sebep olup daha sonra da ekonomiyi etkilemiş birçok virüs var. Virüsler ortaya çıktığında eğer ki tedavisi bilinen bir hastalıksa harcanan miktarda öngörü yapılabilir. Daha önce etkisi ve tedavisi bilinmeyen bir virüs ve salgından bahsedecek olursak öngörüde bulunmak maalesef çok zor olsa da S&P‘nin yaptığı açıklamada Çin’in 2020 yılında beklenenden 1,2 puan daha az büyüceği yönünde. Yani milyar dolarlık düşüşler olacak. 2019 yılında 6,1 büyüyen Çin 2020 yılında yüzde 4 gibi bir büyüme gerçekleştirebilecek tabii virüsü kontrol altına alabilirse. Kontrol altına alınmasa da dünya ekonomisinde ve insan yaşamında büyük bir çöküş yaşanacak.

Doğal Afetler ve Virüsler

Bazı virüsler doğal afetlerde de olduğu gibi önü alınamaz ve hızla yayılır. Bunların sonucunda insanlar ve hayvanlar ölürken ekonomik anlamda da çöküşler yaşanmaya başlar. Hisselerin düşmesi en basit örnektir. Avusturalya’da başlayan yangınları hatırlayalım. 2 milyon hektar alan yandı ve içerinde binlerce hayvan yok oldu. Bazı uzmanlar Koala neslinin üçte birinin yok olduğunu söylüyor. Para ödeyerek Koala neslini geri getiremezsiniz. Söndürülemeyen yangınlar 200’den fazla evi kullanılamaz hale getirdi. Avusturalya Hükümeti’nin yangın söndürme konusunda ki tutumu ise halkı hükümet düşmanı yapmaya yetti. Bir sonraki adım ise iç ekonomide güvensizlik ortamı olacak.

Çin’de Avusturalya gibi önlem almakta mücadele etmekte yetersiz kalırsa iç ekonomide yaşanan güvensizlik dış ticarete yansıyacak ve ihracatında büyük bir düşüş yaşayacaktır.

Ülkemizde yaşanan 6.8’lik Elazığ depreminde yıkılın evler, iş yerleri, zarar gören okullar ekonomide bir delik açacak. Daralan ekonomide birde doğal afetlerle uğraşmak ki bu önlem alınmadığı için zararın en üst seviyede görüleceğinden milyonlarca lira boşa gidecek demektir. Oysaki önlem alınsa inşaatlar depreme dayanıklı yapılsa bu kadar maliyetli olmaz. Bakınız Japonya; 7’lik 8’lik depremde bile zarar görmeyen gökdelenleri var. Can kaybının en az yaşandığı ülkelerden biridir ayrıca. Japonya depremden sonra boş yere para harcamaktansa en başında harcayıp depreme dayanıklı binalar yapıyor. Önlemini alıyor can kaybı yaşamıyor.

Devlete mi Millete mi?

Her doğal afetten sonra belli kurumların başkanları çıkar açıklamalar yapar. Bir de bağış isterler. Ne kadar doğru derseniz; eğer devlet kendi bünyesinde doğal afetin yaralarını saramayacak durumda ise yardım yapılması şarttır. Ancak ülkemizde 2000 yılından beri toplanan deprem vergisi diye bir vergi var. Yıllardır ödenen bu vergi milyarca liraya ulaşmış durumda. Buna rağmen devlete bağlı kurumlar halktan para yardımı bekliyor ise toplanan paraların harcandığı tüketildiği anlaşılır. 6.8’lik depremde yıkılan birçok bina ve evsiz kalan vatandaş var. Yardımlar toplanıyor her yerde. Geçen gün kendi kanalında yaptığı bağış kampanyası ile acun Ilıcalı 73 milyon Türk lirası bağış topladı. Peki miktarı açıklanmayan toplanan yardım paraları? Sonuçta sadece acun Ilıcalı yardım toplamadı. İnsan düşünmüyor değil. Yardım toplamak yerine zamanında doğru yere harcansaydı paralar, şuan toplanan miktarlar ile binlerce kişiye iş imkanı, öğrencilere de burs verilirdi.

Başa dön tuşu
Kapalı