Ekonomiye “Kötü” Demek

Geçtiğimiz günlerde Sabah Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan meslektaşım Dilek Güngör’ün yazısına denk geldim ve hayretler içerisinde okudum. Güngör’ün yazısına göre ekonomiye yönelik yeni bir yasa hazırlanmakta ve bu yasa ile birlikte ekonomi göstergelerini “kötü” bir şekilde yorumlayan ya da ekonomiye “kötü” diyen kişiler suç işlemiş olacak.

Hatta ve hatta Güngör yazısında, “Ulusal ekonominin genel yapısına, Türk Lirası’na, makroekonomik büyüklüklere ve finansal göstergelere ilişkin yalan haber yapsanız da söylenti çıkarsanız da yorum yapsanız da rapor yazsanız da ceza alamıyorsunuz… Ancak… Şu günlerde konuyla ilgili bir düzenleme hazırlığı yapıldığını biliyorum” şeklinde dile getirmişti bu haberi.

Ekonomi Yanlış Yönlendiriliyor

Günümüz Türkiye ekonomisinin kimi zaman “kötü” olmadığını düşünüyorum. Genel olarak bunu herhangi bir şekilde yola çıktığım zaman fark ediyorum. Özellikle büyük şehirlerde etrafınıza baktığınız zaman pek çok araba olduğunu ve bu arabalar içerisinde bir, en fazla 3 kişinin seyahat ettiğini, arabaların yaklaşık olarak yüzde 75’inin de son model olduğunu görebilirsiniz. İnsan ister istemez “Ülke ekonomisi kötü ise bu metal yığını nasıl meydana geliyor?” diye düşünüyor haliyle…

Bir yandan da ülkede ekonomik koşullar sebebiyle intihar eden, ailesini öldüren kişilerin sayısı da artmaya devam etmekte. Hatırlarsanız, çocuğuna meyve alamıyor diye kendisini köprüden atmaya çalışan, çocuğuna yeni okul pantolonu alamıyor diye intihar eden babaların haberlerini televizyon kanallarında 40 saniyede izlemiştik. Onlar için televizyon kanalları 40 saniyelik bir yayın yapabilmişti.

Geçtiğimiz günlerde ise ekonomik alanda yaşadıkları zorluk, daha doğrusu yoksulluk sebebiyle intihar eden dört kardeşin haberini okumadık mı? İnsanlar bu kadar aç, bu kadar yoksul ve istediğini alamaz bir hayat sürerken ekonomi için “kötü” demek ya da ekonomiyi yorumlamak nasıl olur da bir suç olur?

Dünyada İlk Oluyor

Eğer böyle bir yasa getirilirse hem ekonomi yanlış yönlendirilmiş olur hem de Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. maddesi olan “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” karşısında hak ihlal edilmiş olunur. Ekonomi kanalları içerisinde yer alan pek çok kişinin hapis yatması demektir. Ekonomiyi yorumlanamaz hale getirmek insanların elinde kalan son şeyi de almak demektir. Eğer bir ülke, insanlarının düşüncelerine saygı duymuyor ve bunu yasaklıyor, suç saymak istiyorsa o ülkedeki insan haklarının zayıf olduğunu bilmek gerekir. İnsan hakları zayıf ise toplumdan söz edilmesi de güçtür.

Eğer bu durum yasalaştırılmaya kalkılırsa, ilk olarak içeriye pek çok ekonomistin, devlet büyüğünün ve ekonomi ile ilgili yazarların alınması gerekir. Dünyanın hiçbir yerinde ekonomiyi yorumlamanın cezası bulunmamaktadır. Neden bizim ülkemizde böyle bir yasaya ihtiyaç vardır? O halde ekonomiyi bir tek “kötü” olarak yorumlamak değil, ekonomiyi hiç olmadık bir şekilde iyi halde göstermenin de suç olması gerekmez mi? İnsan hak, özgürlük, fikir ve vicdan hürriyetiyle ekonomik yönden oynamanın elbette bir cezası olmalıdır, kandırılmak gibi…

 

Başa dön tuşu
Kapalı