Eşine İmzalattığı Evlilik Sözleşmesiyle Akıllara Durgunluk Veren Einstein

Tüm dünyanın en iyi fizikçisi olarak bilinen Einstein, zamanında kendisine bir öğretmen tarafından “Senden hiçbir şey olmaz” denmesine rağmen, bu başarıyı elde etmiştir. Özellikle “E=MC2” formülüyle bildiğimiz Einstein için yüzyılın dehası da denmektedir.

Bilim dünyasına katkıları bir yana, sorgulayıcı ve araştırmacı yönüyle, insanlığa da ışık tutmuştur. Barışçıl ve hümanist yapısıyla da insanları kalem üzerindeki savaşlara davet etmiş, bilginin gücünün hiçbir askeri güçle yenilemeyeceğini ifade etmiştir. Kendi döneminde gerçekleşen savaşlar sebebiyle Nazilerden rahatsız olmuş, ülkesi olan Almanya’yı bu nedenle terk etmiştir. Hatta ülkesini terk ettikten kısa bir süre sonra da Alman vatandaşlığından çıkmıştır. Tüm bunların sebebi savaş yanlısı olmamasıdır.

Einstein eğitim hayatı boyunca birçok problemle karşılaşmıştır. Konuşmaya çok geç başlamış, bu nedenle yaşıtlarından geri kalmıştır. Ailesi, çocuklarında bir zeka geriliği olduğunu bile düşünmüştür. Başarılı bir eğitim hayatı olmamasına rağmen üniversiteden mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından kendisini bilime vermiştir. Dört farklı ülkeden vatandaşlık almış, iki evlilik yapmıştır. İlk evliliğinden üç çocuğu olan Einstein, eşine imzalattığı evlilik sözleşmesiyle de akıllara durgunluk vermiştir.

76 yaşında vefat eden ünlü fizikçi, her iki eşine de aynı sözleşmeyi imzalatmıştır. Evlilik hayatı bu sözleşmelerden ötürü müdür bilinmez, iş ya da profesyonel hayatı kadar başarılı geçmemiştir. Her iki evliliğini de sürdürememiştir. İlk evliliğini Mileva Maric ile yapmıştır. 1924 senesinde Maric, Einstein’dan boşanmak istemiştir. Fakat Einstein bu boşanmayı kabul etmemiş, bunun üzerine çocukları da kapsayan bir sözleşmeyi eşine imzalatmak istemiştir.

Ünlü fizikçinin hazırladığı sözleşmenin ilk bölümü Mileva Maric’in sorumlu olduğu maddelerden oluşuyordu. Einstein sözleşmeye aynen şöyle yazmıştı:

“Aşağıdakilerden sorumlu olacaksın:

  1. Giysilerimin ve çamaşırlarımın düzenli olduğundan
  2. Üç öğün yemeğimi odamda düzenli bir şekilde yediğimden
  3. Yatak odamla çalışma odamın tertipli tutulduğundan, özellikle de çalışma masamı benden başka kimsenin kullanmadığından”

Sözleşmenin ikinci bölümü ise evliliklerinin detaylarından ve karısının evi terk etmemesi, kendisinden boşanmaması adına hazırlanmış bir bölümdü. Einstein bu bölümde karısına adeta bekar hayatı sunmaktaydı. Sözleşmenin ikinci bölümü:

“Toplumsal sebepler kaçınılmaz bir şekilde gerektirmediği takdirde benimle tüm kişisel ilişkini keseceksin. Özellikle aşağıdakileri talep etmeyeceksin:

  1. Evde seninle birlikte oturmamı
  2. Seninle dışarıya ya da seyahate çıkmamı”

Ve sözleşmenin son bölümü, evlilikteki birliğin yıkılışını gösteren bir bölümdü:

“Benimle ilişkinde aşağıdakileri gözeteceksin:

  1. Benden fiziksel yakınlık beklemeyecek, bana hiçbir şekilde sitem etmeyeceksin.
  2. İstediğim anda benimle konuşmayı keseceksin.
  3. İstediğim anda yatak odam ya da çalışma odamdan şikâyet etmeden ayrılacaksın.
  4. Beni hiçbir zaman çocuklarımızın önünde sözlerin ya da davranışlarınla aşağılamayacaksın.”

Önüne böyle bir evlilik sözleşmesi gelen Maleva Maric, oldukça şaşırmış fakat bu şartları ortada üç çocuğun olması sebebiyle kabul etmiştir. Fakat evlilikleri bu sözleşme yapılsa bile uzun sürmemiştir. Maric, sözleşmeden kısa bir süre sonra eşinden ayrılmıştır. Berlin’den Zürih’e taşınmıştır. Einstein bu ayrılıktan kısa bir süre sonra Maric’in kuzeni olan Elsa Löwenthal ile evlenmiş, Mileva ise ömrünün sonuna kadar yalnız kalmıştır.





Personel Alımları

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*