Finansal Analiz Türleri Nelerdir?

İşletme ya da kurumun mali tabloları oldukça önemlidir. İlk etapta yöneticiler tarafından ardından bankalar, alıcılar, satıcılar, devlet ve kamu tarafından bu tablolar istenmektedir. İşletmenin ya da kurumun geçmiş dönem faaliyetlerini görebilmeyi sağlayan bu tablolar, geleceğe yönelik kararların alınmasında da etkili ve etkin bir rol oynamaktadır. Özellikle yöneticiler açısından bu bilgiler oldukça değerlidir. Edinilen bilgiler doğrultusunda işletmenin ya da kurumun geçmişini bilinirken geleceğine yönelik tahminler çıkarmak daha kolay bir hale gelecektir. Finansal analiz yapmak, işletme ya da kurum maliyetlerini belirleyerek gelecek dönemlere de hazırlıklı olmak demektir. Dolayısıyla her işletme ya da kurum için finansal analiz yapmak önemlidir.

Finansal analiz yapılırken çeşitli oranlar ve göstergeler kullanılmaktadır. Bu oranlar ve göstergeler doğrultusunda matematiksel yorumlamalar gerçekleştirilmektedir. Yani geleceğe yönelik tahminler ve alınan kararlar mantıksal çerçevede oluşturulmaktadır. Bu da tahmini “varsayım” kavramından uzaklaştırarak gerçekçi hale getirmektedir. Yöneticiler için önemli olan bu tablolar, bankalar açısından da önemlidir. Bir işletmenin ya da kurumun mali geçmişini ve faaliyetlerini görmek, o işletme ya da kurumun riskini belirlemeyi kolaylaştırır ki banka kredi verebilme durumunu (kredibilite) bu tablolara göre belirlemektedir. İşletme veya kurum sahipleri herhangi bir yatırımda bulunmak istediğinde işletmesinin ya da kurumunun mali analiz raporlarını bankaya sunmak zorundadır. Bu raporların olumlu değerler taşıması, riski azaltacaktır. İşletme ya da kurumun mali analizi ne kadar iyi olursa, bankadan alabileceği kredi oranı da o kadar artacak demektir.

Finansal analiz türleri pek çok alt dala ayrılmaktadır. Yapılış amacına göre üç grup altında incelenmektedir. Bunlar; yönetim analizi, kredi analizi ve yatırım analizidir. Yönetim analizi yöneticilerin işletme/kuruma yönelik kararlar alması sırasında yardımcı olmaktadır. Kredi analizi işletme/kurum ile banka arasındaki desteği sağlamaktadır. Yatırım analizi ise işletme/kuruma yatırım yapmak isteyen kurum ya da diğer işletme sahipleri için kullanılmaktadır.

Finansal analiz türleri içeriğine göre iki alt gruba ayrılmaktadır. Bunlar; statik analiz ve dinamik analizdir. Statik analiz, isminden de anlaşılacağı gibi tek bir döneme ait bilgileri kapsamaktadır. Sadece bir döneme ait bilgi edinilmek isteniyorsa statik analiz kullanılmalıdır. Dinamik analiz ise birden fazla dönemi kapsamaktadır. Yöneticiler statik analizi, bankalar ve yatırımcılar ise dinamik analizi tercih etmektedir. Bir de finansal analiz türleri kim tarafından yapıldığına göre de iki türde yer almaktadır. Bunlar; iç analiz ve dış analiz olarak yer alır. Eğer işletme/kurum yöneticileri tarafından finansal tablolar oluşturuluyor ise iç analiz, işletme/kurum dışındaki kişiler tarafından analiz yapılıyorsa buna da dış analiz denmektedir.

Finansal analizin içerisine işletme ya da kurumun mali durumu yani bilançosu ve faaliyet sonuçları yani gelir tablosu dahil olmaktadır. Her işletme ya da kurum bu analizi yapmalıdır ki geleceğe yönelik bir iç analiz değerlendirmesi ve bu doğrultuda yorumlamalar yapılabilsin. Temel finansal tabloların içerisinde bilanço ve gelir tablosu ile birlikte satışlar maliyet tablosu, fon akım tablosu, nakit akım tablosu, kar dağıtım tablosu ve özkaynak değişim tablosu vardır. Bu tablolar, işletmenin/kurumun tamamen mali hareketlerini görmeyi sağlar. İşletmenin/kurumun dönem içerisinde ne kadar üretim yaptığını, sağlıklı karar alarak verimliliğini ve karını arttırıp arttırmadığını gösterir.

Statik Analiz Nedir?

İşletmeler ve kurumlar, belli bir döneme ait finansal hareketleri görmek istediğinde statik analiz yöntemini kullanmaktadır. Belli dönemler aralıklarında anlamlı ilişkiler kurabilmek için bu analizin yapılması gerekir. Bu analiz türünde tek bir işletme/kurum, tek bir dönem ya da tek bir tarih bulunmaktadır. Analizin yapılmasındaki amaç işletmenin/kurumun varlığını ya da finansman yapısını görerek işletmenin faaliyet profilini görmektir.

Daha da kapsamlı bir şekilde açıklamak gerekirse, zaman unsuru burada dikkate alınmamaktadır. Belirli bir dönem seçilmekte ve bu dönemle işletmenin/kurumun yapısı dikkate alınmaktadır. Zaman unsuru söz konusu olmadan, yapısal olarak değişimin ne olduğunu görmek esastır. İşletme/kurum içerisindeki ekonomik olayların açıklanabilmesi ve belli bir hedefe ulaşmak için önemli olan yapısal analizi tespit etmektir. Geleceğe yönelik bir karar alınmak isteniyorsa ve faaliyet profili çizilmek isteniyorsa, zaman dikkate alınmadan yön ve derece belirlenmelidir. Bu yön ve dereceler aynı zamanda risk unsurlarını görmeyi de sağlayacaktır. Örnek vermek gerekir ise; bir malın talep ve fiyatı arasında 30.03.2016 tarihindeki ilişki incelendiğinde malın talep şartları sayesinde piyasa fiyatı belirlenecektir. Mal bu tarihte piyasa fiyatının altında kaldıysa gelecek dönem için (misal olarak 30.04.2016) piyasa fiyatının üstünde satışa sunulacak demektir ki aradaki zarar kapatılsın. Yöneticiler bu analizi yaptığında çok sayıda oran kullanmaktadır. Bu oranlar, matematiksel alanda belli bir çözüme ulaşmayı sağlamaktadır. Çok sayıda denklem ve sonucu, geleceğe yönelik matematiksel hedeflerin ortaya konulmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla ortada bir “denge” yaratılmaktadır. Bu nedenle yöneticiler açısından kullanılması zorunlu olan analiz türlerinden biridir.

Denge yaratmak amaç olduğu için statik analize “denge analizi” de denmektedir. “Etki – Tepki” durumuna bu analizde dikkat edilmektedir. Belli bir dengenin ortaya çıkabilmesi için etkilerin ve tepkilerin analizi yapılmalıdır. Yönetici, ileriye dönük görüşlerini ve işletmenin/kurumun ufuktaki yerini belirlerken birbirinden bağımsız değişkenleri kullanmalıdır ki bu değişkenler arasında karar verirken piyasadaki durumunu görebilsin. Bu analiz geçmiş dönemdeki pozisyonu görmeyi de sağladığı için o zamanın günlük faaliyeti ile şimdinin faaliyetini kıyaslamayı da sağlamaktadır. Mal talebi ya da arzı o döneme göre daha yüksek ya da düşük olabilmektedir. Talep ve arz arasındaki eşitliği sağlamak, piyasa içerisindeki konumu belirlemek için kullanılması gerekir. Özetlediğimizde statik analiz, işletme ya da kurumun talep, arz ve fiyat arasındaki ilişkiyi inceleyerek gelecek dönemlerdeki konumunu belirlemesini sağlamaktadır.

Yatay Analiz Nedir?

Bazı yöneticiler statik analiz içerisinde geliştirilmiş olan “karşılaştırmalı statik analiz” yöntemini de kullanmaktadır. Bu analiz yöntemine yatay analiz, mukayeseli finansal analiz isimleri de verilmektedir. Bu yöntem de işletmeler açısından oldukça önemlidir. Yöneticinin olayları yarı dinamik, yarı statik şekilde incelemesini sağlamaktadır. Belli bir dönemden başka bir döneme geçiş sürecinde kullanılmaktadır. Bu dönemler arasındaki geçiş durumunda denge yaratmak esastır ve bu dengeyi izleyebilmek için her iki dönemin statik ve dinamik analizinin yapılması gerekir.

Geçiş yapılacak dönem yeni bir dönemdir. Geçişi yapılan dönem ise eski dönemdir. Bu iki dönem arasındaki farklı belirlemek, aynı anda iki farklı kameradan aynı manzarayı çekmek gibidir. Örneğin yeni dönemde üretilen malın piyasa dengesi, fiyatı ve üretim miktarı söz konusu olurken eski dönem için tüketicilerin gelirine göre mala yönelik talebi, arzı ve malın piyasadaki değeri gözlemlendiğinde ortaya karşılaştırmalı statik analiz çıkacaktır. Bu yöntem statik analizde en çok tercih edilen yöntemdir. Genellikle işletme/kurum sahipleri karşılaştırmalı statik analiz yaparak geleceklerine yön vermektedir. Özellikle söz konusu bir üretim işletmesi/kurumu ise karşılaştırmalı statik analiz yöntemini kullanmak daha mantıklıdır. Çünkü denge durumunun belirlenmesinde üretim yapan işletme ve firmalar için malın denge durumundaki fiyatı ve üretim miktarı ön planda tutulmaktadır.

Yatay, karşılaştırmalı statik analiz tabloların özelliklerine değinmek gerekirse:

  • Hem dinamik hem de statik analizdir. Birden fazla dönemi kapsadığı için dinamik yapısı bulunmaktadır.
  • İşletmenin/kurumun kendi içerisindeki analizin yapılmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla rakiplere yönelik herhangi bir karşılaştırmayı kapsamamaktadır.
  • Bu analiz yöntem, fark ve yüzdelerdeki artışları – azalışları inceleyerek işletmenin geçmiş dönemlere göre karşılaştırma yapmasını sağlamaktadır. Bu nedenle analiz yapıldığında geçmiş ile şimdiki dönem arasında bir neden – sonuç ilişkisi oluşturulmaktadır. Bu ilişki doğrultusunda da yorumlama yapılmaktadır.
  • Teknik kullanılırken değişimin yönü tutar ya da yüzde olarak ifade edilmektedir. Yapılan yorumlarda döneme göre değişim tutarı ve oranı yüzde olarak belirtilmeli ve bu şekilde değerlendirilmelidir. Değişim yönü belirlenirken sadece tutar ve yüzdeye dikkat etmek kimi zaman yöneticilerin yanlış kararlar alabilmesine neden olabilmektedir.
  • Yapılan yorumlamalar sadece bilanço ve gelir tablosu üzerinde olabileceği gibi birbiri ile ilişkisi olan kalemler arasında da finansal tabloların verilerinin incelenmesini sağlayabilmektedir.

Karşılaştırmalı statik analiz ya da yatay analiz yapılırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar da vardır. Bu noktalar aşağıdaki gibidir:

  • Analizin uygulanması oldukça kolaydır. Karşılaştırması yapılacak iki döneme ya da iki kaleme ait finansal durumu gösteren bilanço ve gelir tablosu bilgileri yan yana getirilmelidir. Bu bilgiler yan yana getirilirken karşılaştırması yapılacak olan cari ve bir önceki döneme ait bilgilerin “aynı zaman dilimini” kapsaması gerekir. Aksi takdirde hesaplanan değerlerin hiçbir anlamı olmayacaktır. Örneğin, işletmeye/kuruma ait finansal tablolar üç ve altı aylık dönemler halinde hazırlanmış ise bir önceki dönem için yapılacak karşılaştırmadaki tablolar üç ve altı aylık dönemler halinde alınmalıdır.
  • Getirilen bilgilerdeki artışlar ve azalışlar mutlaka yüzdelik değer olarak hesaplanmalıdır. Yüzdelik olarak hesaplanan değerler yorumlanmalıdır.
  • Yapılan yorumlamalar doğrultusunda olumlu gelişmeler var ise dönem içerisindeki faaliyetler devam ettirilmeli, olumsuz yönde gelişmeler var ise bu durumun ortadan kaldırılmasına yönelik önlem alınmalı ya da faaliyet durdurulmalıdır.
  • Eğer karşılaştırması yapılacak her iki dönem de cari dönem içerisindeyse bütçe rakamlarına göre karşılaştırma yapılabilmektedir. Bu duruma “bütçe kontrolü” denmektedir.
  • Her ne kadar bu analiz türü diğer işletmeler/kurumlar ile karşılaştırma yapılmasına olanak tanımasa da fikir yaratabilmek amacıyla diğer işletme ya da kurumların aynı dönemini kapsayan finansal tabloları ile karşılaştırma yapabilme imkanı tanır. Bu karşılaştırma sadece işletmenin/kurumun başarısını tespit etmeyi sağlamaktadır.
  • Karşılaştırma yapılırken bir tek temel finansal tablolar kullanılmayabilir. Ek finansal tablolardan da destek alınabilmektedir.
  • Karşılaştırma yapılırken finansal tabloların enflasyondan arındırılmış olması gerekir.

Finansal Tablolar Analizi Nasıl Yorumlanır?

Finansal tablolar analizi yaparken yöneticilerin, bankaların ve yatırımcıların şu soruları sorması gerekir:

  • İşletmenin borç ödeme gücü nasıldır? – İşletmenin borç ödeyebilecek potansiyelinin olmaması özellikle bankalar ve yatırımcılar açısından önemlidir. Bu potansiyel borçlanma oranıyla bulunabilmektedir. Eğer işletmenin borçlanma oranı düşük ise bankalardan kredi alması mümkün değildir. Yatırımcılar da borçlanma oranı düşük olan bir işletmeye yatırım yapmak istemeyecektir. Çünkü yatırımcılara göre bu durumda işletmenin kasasındaki nakit akışı yok demektir.
  • İşletmenin faaliyet raporları dengeli midir? – Faaliyet raporları direkt olarak işletmelerin karlılık ve verimlilik analizini gösterir. Bu durumda işletmenin örgüt yapısı hakkında da bilgi edinilmektedir. İşletmenin faaliyet raporları güçlü ise yöneticiler açısından geleceğe yönelik kararlar alınırken bir sürdürülebilirlik söz konusu olacaktır. Bankalar ve yatırımcılar açısından da rekabet oranı yüksek, kredibilite durumu iyi bir işletme anlamına gelecektir.
  • İşletmenin finansmanı dengeli midir? – Finansman, bilanço ve gelir tablosudur. İşletmenin varlık yapısını oluşturur. İşletmenin varlık yapısı güçlü ve bu varlıklar etkili, etkin ve verimli bir şekilde kullanılıyor ise işletmenin varlık yapısı nedeniyle yatırım oranı da yüksek demektir.
  • İşletmenin stratejik planları ile yaptığı uygulamalar dengeli midir? – Stratejik planlar ile yapılan üretim ya da uygulamalar dengeli olmalıdır. Bu durum özellikle yöneticiler ve yatırımcılar için önemlidir. Eğer işletmenin stratejik planları dışında uygulamalar gerçekleşiyor ise örgüt yapısı başarılı değil demektir. Bu da işletmenin maliyet yapısını arttıran unsurlardan biridir. Maliyetin artması da borçlanma oranını arttırmaktadır. Dolayısıyla işletme faaliyetleri düşüktür. Varlıklar etkin bir şekilde kullanılmıyor demektir.
  • İşletme belirlediği hedefler için ne kadar harcama yapmıştır? Harcamalarını karşılayabilmiş midir? – İşletmenin gerek varlık yapısı gerek finansman durumu ile yapmış olduğu harcamaları karşılaması gerekir. Üstelik bu harcamaların enflasyondan arındırılmış halde olması önemlidir. İşletme harcamalarını varlık yapısı ile karşılayamıyor, faaliyet oranı bu harcamalara yetmiyor ise o işletmenin iflas etmesi de an meselesi demektir. Dolayısıyla hiçbir banka ya da yatırımcı bu işletmeye yönelik kredi vermez ya da yatırım yapmaz anlamına gelecektir.
  • İşletme stratejik planları ile hedeflerine ulaşmış mıdır? – Stratejik planlar ile hedeflerine ulaşan bir işletme varlıklarını etkili bir şekilde kullanıyor demektir. Dolayısıyla faaliyet oranı da başarılı bir şekildedir. Bu da işletmenin borçlarını ödemeyi başarabildiğini, kasasında nakit olduğunu gösteren bir durumdur.
  • Planlar, hedefler ve uygulamalar sonucunda işletme varlıklarını yönetebilmiş midir? – İşletme varlıklarını yönetebildiği sürece sürdürülebilir bir yaşam elde edebilir. Etkili varlık yönetimi aynı zamanda etkili üretim demektir. Dolayısıyla varlık yönetiminde başarılı olmak finansmanı etkileyecektir. Güçlü bir finansman için varlık yönetiminde başarılı olunması gerekir.
  • İşletmeye ait faaliyet sonuçları karlılık ve verimlilik elde etmesini sağlamış mıdır? – Faaliyet sonuçları karlılık ve verimlilik durumunu gösterir. Eğer bir işletme kar ya da verimlilik elde etmiyorsa, faaliyet yapısı bozuktur. Bu durumda yöneticilerin direkt olarak önlem alması gerekir.
  • İşletmenin geleceğe yönelik stratejileri doğru bir şekilde belirlenmiş midir? – Eğer işletme yaptığı yorumlar doğrultusunda geleceğe yönelik stratejilerini doğru bir şekilde belirleyebiliyorsa işletmenin borçlanma gücü yüksek, varlıklarını etkili bir şekilde kullanabiliyor ve finansman durumu da oldukça iyi demektir.

Bu soruların cevapları yorumlama yaparken oldukça önemlidir. Sözel yorumlama açısından sorulara verilen cevaplar yöneticileri, bankaları ve yatırımcıları etkileyecektir.

İstatiksel Analiz Türleri

İşletmeler ya da kurumlar yönetimde başarılı olabilmek için istatiksel analiz türlerinden faydalanmalıdır. Bu analiz türleri işletmenin/kurumun kalitesini arttıran, yönetime olan bakış açısının gelişmesini sağlayan yöntemlerdir. Günümüzde istatiksel analiz türleri bilgisayar ortamında kullanılan programlar doğrultusunda hesaplanabilmektedir. En sık kullanılan programlar arasında; SAS, SPSS, MINITAB ve Excel vardır. Bu programlar kullanılarak işletmeler aşağıdaki analizleri gerçekleştirebilmektedir:

Bu istatistik programları ile yapılabilen istatistik analizlerinden bazıları:

  • Varyans
  • Standart Sapma
  • Standart Hata
  • Çarpıklık-Basıklık Katsayısı
  • Açıklık
  • Frekans dağılım
  • Ortalama, Mod, Medyan
  • Parametrik testleri
  • Normallik Varsayımlarının Belirlenmesi
  • Grafiksel ve Normallik Testler
  • Z Testi
  • T Testi
  • Varyans Analizi
  • Ki-kare Testleri
  • İşaret Testi
  • Wilcoxon t Testi
  • Mc Nemar Testi
  • Diziler Testi (Runs Testi)
  • Mann-Whitney U Testi
  • Kruskal – Wallis H Testi
  • Mod Medyan Testi
  • Deney tasarımı
  • Regresyon Analizi
  • Korelasyon Analizi
  • Basit Doğrusal Regresyon Analizi
  • Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi
  • Lojistik Regresyon
  • Hotelling Testi
  • Çok Değişkenli Varyans Analizi (MANOVA)
  • Temel Bileşenler Analizi
  • Faktör Analizi
  • Kanonik Korelasyon Analizi (Setlerarası)
  • Kümeleme Analizi
  • Ayırma Analizi (Diskriminant Analizi)
  • Etkinlik Analizi
  • Güvenilirlik Analizi
  • Zaman Serileri Analizi

Özellikle dijital pazarlama alanında ilerleyen bir işletme ya da kurum ortada varsa bu programların kullanılarak istatiksel analizlerinin yapılması oldukça önemlidir. Her analiz, işletme hakkında betimsel, çıkarımsal, farklılıklar, ilişki ve tahmin analizlerine ulaşılmasını sağlamaktadır.