Hareketsiz Yaşam ve Çalışma Öldürüyor!

Yoğun çalışma hayatı, modern çalışma sistemi ve büyük şehirlerde yaşam zaman içerisinde insanların hayat standartlarının da değişmesine neden olmaktadır. Hareketsiz yaşam beraberinde sağlıksız yaşamı da getirdiği için son derece riskli hastalıkları beraberinde getirmektedir. Son yıllarda dünya üzerinde pek çok insanın hareketsiz yaşamı benimsediği ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yeni bir rapor hazırlandı. Hazırlanan rapor çerçevesinde yetersiz fiziksel aktivitenin kişileri öldürdüğü ve sırf hareketsiz yaşamdan dolayı pek çok kişinin hayatını kaybettiği bir kez daha gündeme taşındı.

Hareketsiz yaşamın benimsenmesi çeşitli sebeplere bağlı olarak gelişiyor. Bazen üşengeçlik, bazen çalışma ve yaşam şartları kişiyi bu duruma sevk etmektedir. Yapılan bir rapor ve değerlendirme sonrasında her yıl hareketsizlik nedeniyle dünya üzerinde ortalama olarak 3.2 milyon kişinin  hayatını kaybettiği ortaya çıkmıştır. Bu rakamın hareketsiz yaşama bağlı olması sebebiyle son derece ciddi bir rakam olduğu ifade edilmektedir. Daha detaylı bir inceleme yapıldığı zaman her üç yetişkinden birisinin hareketsizlik yaşamı bir yaşam biçimi haline getirdiği ortaya çıkmaktadır.

Hareketsiz Yaşam Çeşitli Hastalıkları Tetikliyor

Dünya Sağlık Örgütü sağlık alanında pek çok araştırma ve çalışmaya imza atmaya devam ediyor. Bu süreç içerisinde fiziksel aktivitelerin yavaşladığı gerekçesiyle tüm dünya vatandaşlarına önemli uyarılar yapıldı. Sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak hareketin bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Hareketsiz yaşama bağlı olarak gelişen ölümler arasında en riskli kategoride dördüncü sırayı aldığı ifade ediliyor.

Hareketsiz bir yaşamın benimsenmesi bir süre sonra çeşitli metabolizmatik hastalıkları da tetiklemeye başlıyor. Özellikle kalp ve diyabet hastalıkları son derece yaygın hale geldi. Günümüzde bu hastalıkların giderek yaygın olması hareketsiz yaşama bağlandığı için gerekli önlemlerin alınması amaçlanıyor. Hareketsiz olan kişilerin bu süreç içerisinde kolon ve meme kanserine yakalanma riskinin %21 ile 25 arasında risk faktörü oluşturduğu ifade edildi. Diyabet ve kalp hastalıklarının oluşma riski ise bu süreç içerisinde %30 seviyelerine kadar çıkıyor.

Yapılan değerlendirmeler sonrasında çocuklar için günde 60 dakikalık fiziksel aktivite önerilirken yetişkinler için bu süre 150 dakikaya kadar çıkmaktadır. Özellikle yürüyüş ve egzersizlerle birlikte hareket kabiliyetini artırmak son derece önemlidir.

Yaşlanma Hızının Giderek Arttığı İfade Ediliyor

Türkiye’de bilim insanları tarafından fiziksel aktivitelerin kullanım yoğunluğu ve sağlığa olan etkileri yeniden gündeme taşınmış oldu. Özellikle bireysel ve toplumsal olarak bazı sorunların olduğu ifade ediliyor. Ülkelerin Yüzde 80’lik kısmının hareketsiz yaşama karşı bir politika belirledikleri ifade ediliyor. Ancak hareketsiz yaşama karşı uygulanan politikalara verilen geri dönüş ve tepkilerin son yıllarda beklenilen etkiyi yaratmadığı bir kez daha gündeme taşındı.

Türkiye’de son yıllarda yapılan bir araştırma çerçevesinde hareketsiz yaşamla birlikte yaşlılık konusunda ciddi sorunların yaşanmaya başladığı tespit edildi. Kişilerin geçmiş dönemlere göre erken yaşlandığı ve çeşitli hastalıklara çok daha erken yakalandıkları ortaya çıktı. Özellikle düzenli hareket konusunda en sık sorun yaşayan ülkeler arasında Türkiye ilk sırada yer almaktadır. Bu ciddi bir durum olarak ifade edilmektedir. Hareketsiz yaşam bir süre içerisinde kronik hastalıklar ile birleştiği zaman ölümcül sonuçlara dahi yol açabilmektedir. Bu konuda yetkililerin hem ulusal anlamda hem de yerel anlamda yapılanmalara sebebiyet vermesi halinde daha etkili olabileceği ifade ediliyor. Türkiye hareketsiz yaşamla birlikte gerçekleştirilen değerlendirmeler çerçevesinde yaşlanmaya başladığı öğrenildi.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*