Her Gün Bir Yeni İsim

Kendime hep şu soruyu soruyorum, “Küçüklüğümde de bu kadar kadın ve çocuk istismarı, şiddeti, cinayeti var mıydı?”

Kadın ve çocuk cinayetleri her geçen gün artıyor. Geçtiğimiz son 48 saat içerisinde 3 kadın daha vahşi bir şekilde öldürüldü.

Didem Mengü.

Aslı Şahin.

Zehra Erdemir.

Bir gün bu şekilde ismim yazacak belki de. Bir gün senin ismin yazacak belki de. Belki kızınızın ismi yazacak bu satırlarda, belki annenizin, kayınvalidenizin, kuzeninizin, eşinizin, arkadaşınızın ya da torununuzun…

Ceren Özdemir.

Emine Bulut.

Şule Çet.

Kapınızın önünde bıçaklanacak, erkek arkadaşınızın evinde ölü bulunacak, kocanız evinize sevgilisini getirecek ve sizi orada boğacak belki de ya da öldürülebilecek kadar zayıf olmanız bir cinayete kurban gitmenize yeterli olacak.

Ayşe Yiğit.

Fatma Bayram.

Elif Özden Uzun.

Oğlunuz öldürecek belki de sizi ya da kızınızın eski sevgilisi gelip sizi öldürecek veya kocanızla bir tartışma yaşayacaksınız ve elleriniz bağlı bir şekilde kızınızın yanında cesediniz yatacak bir şekilde.

Ayşe Dayıoğlu.

Dilek Zengin.

Büşra Güçlü.

Kızınızı korumak isterken damadınız tarafından vurulacaksınız belki de… Boşanmak istediğiniz eşiniz tarafından kızınızın önünde balta ile öldürülebilir ya da yine eşiniz yorgun olduğu için eve gitmek istediğinde ve siz istemediğinizde aranızda çıkan tartışma sebebiyle vurularak öldürülebilirsiniz.

Hamide Gezer.

Billur Cucur.

Sibel Bektaş.

Babanız hasta olduğunuz için kafanızdan vurarak da öldürebilir sizi ya da yine kocanızın kurbanı olabilirsiniz basit bir tartışmadan ötürü. Eşiniz cinnet de geçirebilir, önce oğlunuzu sonra sizi öldürüp en son kendi canına kıyabilir bir şekilde.

Ben bu yazımda yalnızca 15 isim ve öldürülme nedenine yer verebiliyorum. 2019 yılında 405 adet kadın cinayeti işlendi ve yalnızca 15 tanesini burada sizlerle paylaşıyorum. Her gün bir yeni isim duyuyoruz. Her geçen yıl artıyor, her geçen yıl daha fazla kadın ölüyor.

Oysa bir kadını öldürmek demek, ekonomiye, topluma, insana can veren birini öldürmek demektir. Kadınlar, günümüzde dünya nüfusunun yarısını oluşturuyor. Bugün etrafınıza baktığınızda çevrenizde pek çok kadın görebilirsiniz ekonomiye, topluma ve insana can veren…

Bir kadının içi hayatla doludur. Bir kadını mutlu etmek de kolaydır. Güzel bir söz, hoş bir tebessüm, bir adet çiçek… Bir kadını ağlatmak da kolaydır onu ne kadar düşündüğünüzü belli ederek. Kadınlar yalnızca üzüldüğünde, acı çektiğinde ağlamaz. İnsan, çok mutlu olduğunda da ağlayabilir. Neden can yakmak yerine mutluluktan ağlatmayı tercih etmeyesiniz?

Günümüzde 15 yaş ve sonrasında iş gücüne katılım oranının yüzde 51’ini erkeklerin ve yüzde 32’inin de kadınlardan oluştuğunu düşünürsek, çevremizin hayat dolu kadınlarla olduğunu görebiliriz. Onlar her yerdeler…

Türkiye’nin “En Başarılı Kadınları” da bulunuyor ülkemizde; Güler Sabancı, Canan Özsoy, Pınar Abay, Ebru Dorman, Özlem Fidancı, Zeynep Bodur Okyay ve daha nice şekilde… Kadınlar başarıyor, kadınlar yükseliyor ve kadınlar ekonominin, evinin canı olabiliyor.

Neden? Neden sevemiyoruz onları?

Neden bir erkeğe, kadın yöneticiden emir almak ya da görev ve sorumluluk verilmesi zor geliyor?

Neden bir erkeğe, eşinin fazla kazanması sorun oluyor? Eve giren para ortak bir şekilde harcanacak ise neden fazla kazanmak mutlu etmiyor da sorun oluyor?

Neden kadın istihdam oranlarından çok cinayet oranları günden güne artıyor?

Neden çevremizde kadın görmekten bu kadar korkar hale geldik ya da bir kadınla aynı ortamda kalınca korkar hale geldik?

Susmayın… Bir istismara, şiddete ya da tacize, tecavüze maruz kaldığınızda konuşun. Konuşun ki sesinizi duysunlar. Sustukça, tüm geleceğinizi ve toplumun geleceğini yok etmiş olursunuz. Neşet Ertaş der ki, “Kadınlar insandır, biz insanoğlu.”

Bir toplumun ekonomik, sosyal, kültürel yönden gelişmesini sağlayacak şey KADIN varlığıdır. Varlığınızı sevin, koruyun. Siz sevin, koruyun ki başkaları da sizi sevsin ve korusun. En çok kendinizi sevin. “Bir kere vurdu” demeyin. “Duvara vurdu bana değil” demeyin. Bir kere bin kere de olur, yüzünüz duvar da olur.

Geleceğinizi parlatmak, bir gün Türkiye’nin En Güçlü Kadınları içerisinde yer almak, ekonomiye can veren ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadın olmak varken, susmayın…

Kapalı