a

İçimdeki Demet Akalın’a Asla Hakim Olamıyorum!

0

BEĞENDİM

Günaydınlar… Umuyorum ki keyifli bir sabaha uyanmışsınızdır. Eğer keyfiniz yerinizde değilse hayatınızdaki 24 saatin her bir saniyesinin kıymetli olduğunu sizlere hatırlatmak isterim. Hazırsak başlayalım mı?

İzmir’deki son günlerime gelmiş bulunmaktayım. Yarın Biga yolcusuyum anlayacağınız… Hazır İzmir’den ayrılıyorken, son bir alışveriş vurgunu yapayım da öyle döneyim istedim. Meşhur Kemeraltı Çarşısı içinde kendimi kaybettim.

Ne kadar zengin olursam olayım ya da cebimde ne kadar para olursa olsun içimdeki “ucuz ve kaliteli olanı al” mantığını atamayacak gibi hissediyorum. Dünyanın en zengin insanlarından biri olsam diyorum kendi kendime, gidip de bir çantaya 15 bin lira verir miydim? Vermezdim…

İnsanın bütçesi arttıkça, harcaması da aynı oranda artıyor. Fakat bu tamamen doyumsuzluktan kaynaklanıyor. İnsanoğlu olarak ciddi anlamda doyumsuzuz. Bunu bugün kendimde de gördüm. Sırf beğendiğim için üç çeşit ayakkabı aldım. Bir daha ucuz ve kaliteli ayakkabı bulmam zor olur diye siyah renkte üç farklı model ayakkabı aldım. Neden? Çünkü hepsi indirimde ve hepsi de istediğim ürünlerdi. İhtiyacım var mıydı diye sorarsanız, yoktu. Sadece ruhumu doyurmak için üç çeşit ayakkabıya 110 lira harcadım.

Size göre üç çeşit ayakkabıya 110 lira vermiş olmak “Amaan dediği şeye bak yahu! Alt tarafı üç ayakkabı için 110 lira vermiş” şeklinde olabilir lakin, asıl düşünmeniz gereken “İhtiyacı olmadığı halde 110 lira harcamış, gereksiz yere masraf yapmış” olmalı. Fakat ne yazık ki ben içindeki Demet Akalın’a asla hakim olamayan insanlardan biriyim…

Mutluluk Ekonomisi

Parayla saadet olmaz derler genelde. Fakat “mutluluk ekonomisi” adlı araştırma hiç de öyle olmadığını bizlere gösteriyor. Yapılan araştırmaya göre, sizler de internetten araştırarak bulabilirsiniz, bir insanın mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşayabilmesi için en az 7 bin 500 lira kazancı olması gerekiyor. Bu geliri elde ettiği takdirde insan oldukça mutlu olabiliyor. Altında kalırsa sorunlar ortaya çıktığı gibi üstünde olduğu zaman da fazla para kazanmanın getirdiği stresle mücadele etmek zorunda kalıyor.

Ayda 7 bin 500 lira kazansam, elbette mutlu olurum. Hatta ayda 10 bin lira kazansam yine mutlu olurum. Fakat 7 bin 500 lira ile ne yapardım diyorum… Bu düşünce beni biraz da geriyor. B

ütçe arttıkça harcamalar da artıyor demiştim hatırlarsanız. Bundan bir 5 sene evvel, üniversiteye ilk başladığım yıl, ayda 500 lira ile geçinen bir insandım. Ki bu masrafın içerisinde yurt taksiti de dahildi. Şimdi ise bunun 3-4 katı bir gelir ile geçinmeye çalıştığım da ayın sonunu getirmekte kimi zaman güçlük çekiyorum. Neden?

Çünkü gelirim arttıkça isteklerim arttı. İçimdeki Demet Akalın konuşmaya başladı… Siz siz olun, benim gibi doyumsuz olmayın. Hele hele ülkede böyle kriz çanları çalıyorken paranızı yastığın altına koyun da saklayın!

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.