İnsanları Etkilemek İçin Doğru İletişim Kurmanın Altın Kuralları!

Doğru iletişim kurmak, teknolojinin de gelişmesiyle birlikte en önemli konulardan biri haline geldi. İnternetin günlük yaşamımızda her an hayatımızda bulunması, sürekli olarak da iletişim halinde bulunmamıza sebep oluyor. Yapılan araştırmalara göre insanlar günlerinin yaklaşık olarak 10 saatini iletişim kurarak harcıyor.

1937 yılında yazdığı kitapla bir efsane haline gelen

, “Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı” kitabıyla, insanların doğru iletişim tekniklerini kullanarak karşılarındaki insanı çok rahat bir şekilde etkileyebileceğini, saygı ve sevgilerini kazanabileceğini ifade ediyor.

Doğru bir iletişimin ilk kuralı, karşınızdaki insana fırsat vermekten geçiyor. Eğer karşınızdaki insana karşı konuşmaktan çok dinleme yönünde bir his verirseniz, daima sizinle konuşmak isteyecektir. Bir insanı can kulağı ile dinlemek, aynı zamanda sorunun ya da konunun ne olduğunu anlamakta yardımcı oluyor. Kendiniz yerine karşınızdaki kişinin ilgi alanları üzerine konuşmayı dener ve iletişim kurarken karşınızdaki insana kendini önemli biri olarak hissettirirseniz, bu insanı etkilemeniz hiç de zor olmayacaktır.

İnsanların motive olabilmesi için kendilerini iyi hissetmesi gerekir. Bir insanın iyi hissetmesini sağlayan şey ise kendisini önemli biri gibi görmesidir. Bu durumda iletişim kurulurken karşımızdaki insanı motive edici yönde konuşmamız ve onu önemli bir insanmış gibi hissettirmemiz, uzun vadeli iletişimin başlangıcını da yapmış oluyor. İlerleyen süreçlerde karşımızdaki insanın iletişime sürekli olarak heves duyması, ilgi alanlarını bizlerle paylaşması ya da iletişimimizden etkilenerek bizimle paylaşım yapmak istemesi için, motive edici şekilde konuşmak ön planda bulunuyor.

Eğer bir konuda çıkarınız olduğunu düşünüyor ve karşınızdaki insanın, bu konuda sizlere yardımcı olacağını biliyorsanız konuşma stilinizde değişiklik yapmanız gerekiyor. Kendi çıkar, istek ve faydalarınızdan bahsetmek yerine, karşınızdaki insanın elde edeceği çıkar ve faydalardan bahsetmeniz, onunla ortak bir şekilde hareket etmenizi sağlayabilir. Dale Carnegie kitabında bu durumu şu cümlelerle özetlemektedir: “Eğer balık tutmak istiyorsanız, oltaya solucan takarsınız. Siz pasta seviyorsunuz diye oltanın ucuna pasta takıp balık tutamazsınız.”

Hayatta herkesin hata yapabileceğini unutmamalısınız. Hata yapmanıza sebep olan faktörler sebebiyle başkalarını suçlamak yerine ve bu faktörleri bir bahane olarak görmek yerine kabullenmeyi öğrenmelisiniz. Doğru iletişimin altın kurallarından biri kabullenebilmektedir. Eğer “Hatamın farkındayım” diyor ve “Hatamı düzelteceğim” diyorsanız, karşınızdaki kişi sizi anlayışla karşılayacaktır. En büyük anlaşmazlıklar, kişinin kendisini anlamamasından ötürü ortaya çıkar.

Yıkıcı eleştiriler yapmak yalnızca çevrenizdeki insanları kaybetmenize sebep olur. Eleştirirken empati kurmanız gerekiyor. Bir insanı eleştirmemek gerektiğini söylüyor Carnegie… Karşınızdaki insana “Yanlış düşünüyorsun”, “Yanlış yapıyorsun” gibi şeyler söylediğiniz takdirde, alacağınız tepki koruma içgüdüsüyle yansıtılan bir tepki olacaktır. Eleştirilen herkes ister istemez bir kalkan edinir ve bu kalkan sizden uzaklaşmasını sağlar. Eleştirel olmak yerine, empati kurarsanız, daha anlayışlı biri haline gelir ve karşınızdaki kişiyle daha kolay, daha etkili bir iletişim halinde olabilirsiniz.





Personel Alımları

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*