İş Hayatında Sürekli Onaylanma Hissi Psikolojik Bir Hastalık!

Hepimiz çalışma hayatında daha verimli ve daha başarılı bireyler olmak isteriz. Başarılı olmak, ön plana çıkmak, terfi almak ve daha fazla kazanmak çalışma sisteminin bir parçası olarak ifade ediliyor. Başarısızlıktan korkmak uzmanlar tarafından aslında normal bir duygu olarak kabul ediliyor. Ancak bu korkunun boyutu son derece önemli. Başarısızlık korkusunun kişinin yaşamının önüne geçmesi ruhsal anlamda birtakım sorunların olduğu yönünde bir gösterge olarak ifade edilmektedir. Bu tür kişiler zayıf karakterli kişiler olarak isimlendirilebilir. Çünkü hırslı ve başarı odaklı kişiler olmalarına rağmen sadece bu duruma odaklandıkları için en ufak bir eleştiriden ya da başarısızlık durumundan bile çok büyük şekilde etkilenebilir. Bu kişileri iş hayatında alt etmek aslında son derece kolay olabilir.

Günümüzde sosyal ortamlardaki ilişkilerimizi düşündüğümüz zaman pek çok anlamda dışarıda bulunan insanların üzerimizdeki etkilerinin son derece fazla olduğunu öğrenebiliriz. İnsan sosyal bir varlık olduğu için sosyal anlamda gelen eleştirilerden, bakışlardan etkilenmesi de son derece normaldir. Ancak bazı durumlarda sosyal ortamlardan fazla etkilendiğimiz görülebilir. Bu tür kişiler için hayat birden çekilmez bir hal alabilir. Herkesin söyledikleri ile yakından ilgilendikleri için kendi fikirlerini ve yaşamlarını yaşamak sanıldığından çok daha zor olabilir.

İş Hayatında Bu Yüzden Onaylanmak Çok Önemli

Günümüzde iş hayatında bir iş yaparken genel olarak onaylanma ihtiyacı hissederiz. Bu durum da uzmanlar tarafından psikolojik açıdan değerlendirildiği zaman normal bir durum olarak ifade edilebilir. Ancak bunun dozunun aşılması yapılan işlerin tamamlanmasını ya da başarılı bir şekilde tamamlanmasını engelleyebilir. Bu durumda uzmanlar genel olarak psikolojik bir sorun olan onaylanma ihtiyacının aslında kişiye çocukluk yaşlarda yerleştiğini ifade ediyorlar. ailelerinden baskı gören ve toplum tarafından baskı içerisinde büyümüş olan kişiler kendi başlarına alacakları kararların yanlış olabileceğini düşünürler. Aynı zamanda yaptıkları işlere toplumun nasıl bir tepki vereceğini bilemedikleri için sürekli oalrak etraflarından bir onay isterler.

Modern yaşam içerisinde stres kaynaklarından birisi olarak değerlendirilen bu durum çocukluk yaşlarına dayandırıldığı için bu konuda özellikle ailelere büyük görevler düşüyor. Çocuk yetiştirirken çocukları kendi kararları ve doğruları ile baskılamak yerine bu anlamda kendi kararlarını vermelerine teşvik etmek ve saygı duymak ileriki yaşlarda özellikle sosyal yaşamda ve iş hayatında başarılı ve özgür bireyler olmalarını sağlamaktadır.

İşin Kaynağı Aile Olarak Görülüyor

Sürekli onaylanma ihtiyacı bir ruhsal sorun olan özgüven eksikliği ile zaman zaman benzetiliyor. Benzer durumlar olduğunu söylemek mümkündür. Toplumumuza bakıldığı zaman genellikle etrafın ne tepki vereceğini ve neler söyleyeceğini düşünüyoruz. Ancak bu şekilde büyütülmek pek çok kişiyi derinden etkiliyor.

Etrafından onay alamayan kişiler ise bu anlamda bir süre sonra büyük bir boşluk içerisine düşüyorlar. Çalışma hayatında kendilerini işe yaramaz kişiler olarak gördükleri için kendi fikirlerini ve yaratıcı işleri tam anlamıyla sunamıyorlar. Bu bir süre sonra çalışma verimlerinin düşmesine neden olduğu için beraberinde başarısızlığı getirmeye başlıyor.

Onay alma ihtiyacı hisseden ve bu durumu hayatının her noktasına koyan kişiler genel olarak uzman bir kişinin desteğine ihtiyaç duymaktadırlar. Özgüvenlerini geliştirecek ve kendilerinin olumlu yönlerini ortaya koyacak birtakım çalışmalar yaparak aslında başarılı kişiler olduklarını ve bu sebeple kimsenin onayını almak zorunda olmadıklarını hissetmeleri gerekmektedir. böylece zaman içerisinde çözülecek bir ruhsal sorun olan bu duruma karşı başarı geliştirmek de son derece mümkündür.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*