İş Hayatında Yeni Bir Öğrenme Yöntemi: 4MAT Modeli

Herhangi bir bilgiyi öğrenmenin çok farklı yolları vardır. Kimi insanlar aynı bilgiyi tek bir yöntem ile öğrenirken kimi insanlar bilgiyi daha farklı yollarla öğrenebilir. Yapılan araştırmalar da öğrenmenin birden farklı yolu olduğunu göstermektedir. İnsan beyninin farklı yapılarda olması, bu öğrenme modellerinin de çıkışı olmuştur.

Her bireyin aynı bilgiyi, aynı yöntem ile öğrenmesini beklemek en büyük hatalardan biridir. Kimine göre o yöntem ve bilgi daha üstün performans, başarı ve verimlilik göstermesini sağlarken kimi insanın motivasyonunu, performansını ve başarısını düşürmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle öğrenme, kişiye özel olmalıdır. Her insanın kendine ait bir öğrenme modeli, planı ve uygulaması bulunmalıdır.

Bireylerin kendilerine özel bir öğrenme stili oluşturması ve bu öğrenme biçimine göre kendilerine göre bir plan hazırlamaları verimlilik, performans ve motivasyonlarını arttıracağı için başarı oranlarını da arttırmaktadır. Dolayısı ile iş yaşamındaki bireylerin bir bilgiyi elde etmeleri için kendilerine en uygun olan öğrenme yöntemini seçmeleri gereklidir. Önemli olan bilgiyi öğrenmektir. Hangi yol kullanılırsa kullanılasın bilgiyi edinmek ve uygulamak, iş hayatında başarının bir anahtarı olacaktır.

4MAT Sistemi

İş hayatında oldukça yeni bir öğrenme yöntemi olan 4MAT Sistemi, iki nokta üzerinden hareket etmektedir. Birincisi her insanın öğrenme stilini oluşturan bir modun olmasıdır. Bu mod da ikiye ayrılır; sağ ve sol mod olmak üzere… İnsanlar bu moda göre işlem yapma tercihlerini sıralarlar. İkinci hareket moda göre stratejilerin belirlenmesi, bu stratejilerin uygulanabilir, tasarlanabilir, kullanılabilir ve geliştirilebilir olmasıdır.

Bu sistemi bir döngü olarak da düşünmek gerekir. Kişi, kendisine özel bir sistem tasarlamalıdır. Örnek bir döngü verilmesi gerekirse:

İlk olarak birey, bilgiyi neden öğrenmesi gerektiğini fark etmelidir. Bu bilgiyi öğrendiğinde hangi alanlarda kullanabileceğini ve bu bilginin ona ne çeşit bir fayda sağlayabileceğini tespit etmelidir. Bunun için kendisine “Neden bu bilgiyi öğreniyorum?” ya da “Bunu öğrenmem gerekiyor mu?” şeklinde sorması yeterlidir.

İkinci olarak bilginin temeline inilmesi gerekir. Bilgi farklı bilgiler içeriyorsa, kaç çeşit bilgi olduğu, bu bilgilerin kim tarafından ve ne şekilde bulunduğu, neden bulunduğunu araştırmalıdır. Birey bu alanda kendisine, “Bu bilgiden kaç çeşit var? Bu bilgilerin isimleri neler? Neden bu bilgiler kullanılıyor? Bu bilgiyi kim, neden buldu?” şeklinde sorular sormalıdır.

Üçüncü adımda birey, öğrenmiş/öğrenecek olduğu bilgi için kullanım ve uygulama alanları belirlemelidir. Bilgi kullanılabilecek ve uygulanabilecek düzeyde olmalıdır. Bunun için de “Bu bilgiyi nasıl uygulayabilirim?” şeklinde ya da “Bu bilgi ile neler yapabilirim?” biçiminde soru sorması gerekir.

Dördüncü ve son olarak birey kullanmış ve uygulamış olduğu bilginin geliştirilebilir olup olmadığına dikkat etmelidir. İş yaşamı sürekli olarak değişen ve gelişen bir dünyadır. Bu nedenle elde edilen bilgilerin de aynı düzeyde olması gerekir. Eski bilgileri, yenilikler ile birleştirmek, bireyin güncel olmasını sağlayacaktır. Bunun için de “Bu bilgiyi, X yöntemi ile denersem ne olur?” şeklinde bir soru sorulmalıdır.

Başa dön tuşu
Kapalı