İş Yerinde Kendini Beğenmek Bir Hastalık Belirtisi Olabilir!

Herkesin hayatına devam edebilmesi için kendisini sevmesi ve saygı duyması gerekiyor. Kendini seven insanların pek çok açıdan çok daha rahat ve mutlu bir yaşam sürdükleri ortaya çıkmıştır. Ancak her durumda olduğu gibi bu anlamda da kişilerin kendilerini sevmelerinin ve beğenmelerinin bir sınırı olmalıdır. Sınırı olmadığı takdirde kendisini gerekenden fazla seven ve beğenen kişilerin ruhsal açıdan birtakım problemler yaşayabilecekleri ifade ediliyor. Bu konuda bir araştırma yapmak isteyen uzmanlar konuyu en iyi şekilde anlayabilmek için öncelikli olarak anne ve baba sevgisini baz alıyorlar. Çocuklukta yeteri kadar değer görmemiş ve sevgi görmemiş olan kişilerin sürekli olarak kendilerini övdükleri ve dışardan sevgi bekledikleri ifade edilmektedir.

Çok fazla kendini beğenmek ve her konuda ön plana çıkma isteği bir anlamda kişiler arasında narsist kişilik bozukluğuna da neden olmaktadır. Gerekli ilgiyi ve sevgiyi göremeyen kişilerin kendi içlerinde bu eksikliği tamamlamak adına bir anlamda sürekli ön plana çıkmaya çalıştıkları ifade edilmiştir. Bu durum sadece kişi için değil aynı zamanda kişinin etrafındaki kişiler için de büyük sorunlara zemin hazırlayabilir. Özellikle çalışma hayatında sürekli ön plana çıkmak isteyen kişiler zaman zaman büyük bir kaosa neden olabilirler.

Bu Kişiler Çalışırken Sürekli Takdir Görmek İstiyorlar!

Bu tür kişilerin planları ve hedefleri doğrultusunda sürekli olarak takdir görme ve başarılı hissetme duyguları bulunmaktadır. Aynı zamanda kendilerini her şeyden ve herkesten daha önemli gördükleri için empati duyguları gelişmemiştir. Narsistlik bir anlamda küçük bir sorun olarak görünmesine rağmen aslında kişilik bozukluğunun temellerinden birisi olarak ifade edilir.

İnsanlarla çok fazla iletişim kurmazlar ancak insanların kendileri ile sürekli bir iletişim halinde olmasını isterler. Aslında kendi içlerinde kırılgan, narin ve duyarlı bir yapıları bulunmaktadır. Ancak genel anlamda bakıldığı zaman bu eksiklikleri çok fazla belli etmeden kendilerini çok fazla güçlü hissederler. Genellikle yapılan bilimsel araştırmalara ve çalışmalara bakıldığı zaman uzmanlar tarafından narsist kişilik bozukluğu tanımı yapılan kişilerin yüzde 80’lik kısmının erkek olduğu görülmektedir. Bu tanının konulmasından sonra kişilerde genel olarak bir iç sıkıntısı, can sıkıntısı, hayattan keyif alamama durumu meydana gelmektedir. İş hayatında da bekledikleri ilgiyi göremedikleri durumda çalışma motivasyonları anında düşeceği için başarısızlıklar ortaya çıkacaktır.

Yetiştirme Tarzı Son Derece Önemli

Aslında uzmanlar her insanın içerisinde narsist bir tarafın olduğunu ifade ediyorlar. Ancak genel olarak kişilerin hem kişisel hem de iş hayatlarında bu yanlarının çok daha fazla ön plana çıkması halinde ciddi sorunlar yaşayabilecekleri ifade ediliyor. Özellikle narsist bir kişilik çocukluk yaşlarda karaktere yerleşmeye başlıyor. Anne ve babaların çocuklara dozunda bir sevgi vermeleri gerekiyor. Pek çok şeyin dozunda olmaması halinde çocuklar fazla sevginin ardından şımardıkları gibi az sevgi karşılığında da bu eksikliği başka kanallar aracılığı ile doldurmak istiyorlar.

Çocukluk yaşlarda ortaya çıkan sevgi eksikliği ruhsal sorunların temeli olarak ifade edildiği için bu anlamda gerekli önlemlerin alınması aileler tarafından son derece önemli. Karakter gelişiminde ciddi parçaların özellikle 3 yaşa kadar olan dönemde yerleştiği ifade ediliyor. Bu konuda sağlıklı bireyler yetiştiren ailelerin sağlıklı nesiller oluşumu konusunda da katkıları son derece fazla. Aksi takdirde hem kendi çocuklarının hem de etraftaki bireylerin bu durumdan olumsuz etkilenmelerine zemin hazırlayabiliyorlar.