Miras Beklerken Milyonluk Borca Düşmek

Benim kadar şanslı ve yine tıpkı benim gibi İzmir’de yaşayan bir vatandaşımız, 40 yıldır mücadele verdiği babalık davasını kazanınca miras beklerken milyonluk borcun altına girmiş…

Emlak zengini olan iş insanı babasına karşı 40 yıldır babalık davası bulunan bu vatandaş, dava sonuçlandıktan sonra babasının mal varlığından faydalanabileceğini düşünürken vasiyette olmaması nedeniyle varlık sahibi olamadığı gibi bir de babasının borcu olan 1 milyon 600 bin liranın da sahibi olmuş. Piyango ters yönden vurdu anlayacağınız.

Ne yalan söyleyeyim bu duruma hem üzüldüm hem de şaşırtıcı bir şekilde komik geldi bana. Çünkü bu kadar bahtsız olarak bir tek kendimi düşünürken “Aa, yalnız değilmişim!” dedim. Zamanında babam vefat ettiği zaman ben de miras beklerken tonlarca borcun altında kaldığımı hatırladım. Yani bir nevi beyefendi ile derttaş olduk.

Her Ak Sakallı Dede Olmuyor

Ne yazık ki ülkemizde her ak sakallıya dede dememek gerekiyor. Beklentilerin insanı üzeceğini çok küçük yaşta anlayan biri olarak, bunu aldığım yetim aylığına her yıl gelen zamlarla öğrenmiş oldum. Beklentiniz büyük olursa, gelen zammın küçüklüğü tüm mutluluğunuzu elinizden almış oluyor.

Size şöyle bir örnek vermek isterim kendi hayatımdan… İki yetim çocuk olarak babamızdan aldığımız yetim aylığı yüzde 33 pay ile paydaş edilmekteydi. Kardeşim geçtiğimiz yıl üniversiteyi kazanamadı ve dolayısı ile hem 18 yaşına girdiği hem de eğitim hayatına devam etmediği için aylıktan kesildi. Aylıktan kesilen farkın tarafıma yatmasını beklemekteydim. SGK ile defalarca telefon görüşmesi yaptıktan sonra hakkım olduğunu ve maaşımın yükseltilmesi, kalan payın da tarafıma aktarılması gerektiğini kanıtlayabildim.

Kardeşim aylıktan düşünce, yüzde 33’lük olan payımın yüzde 50’ye yükselmesi ve eksik olan payın tarafıma aktarılması için 10 günlük bir bekleme sürecine girdim. Beklentilerim de hesaplamalarıma göre aylığımın 3 bin lira gibi bir tutara yaklaşmasıydı. Yani yaklaşık olarak 800 TL gibi bir pay verilmesiydi, ki hesapladığınız zaman öyle oluyor, lakin aldığım tutar 224 TL oldu.

Amacım tarafıma aktarılan paranın fazlalık olan bölümünü yine kardeşimin masraflarına kullanmaktı. Bir nevi hakkı olan parayı vermekti. Lakin onu da beceremedim. O kadar zaman, yüklü bir miktar beklerken “Ne oldu ya? Nasıl oldu?” şeklinde bir afallama yaşadım.

O nedenle beyefendinin yaşadığı durum, son 4 yıl içerisinde hayatımda yaşadığım maddi olaylar ile yakından benzerlik gösteriyor… Neler beklerken, neler görüyoruz diyorum hem gülüyorum hem üzülüyorum. Ağlamayana meme yok derler, ağlasan da fayda etmiyor bazen. Yaşam kalitesinin ve şartlarının git gide düştüğü bu dünya ve ülke içerisinde mutlu olabilmek için (Mutluluk Ekonomisi’ne göre) bir vatandaşın ayda en az 8 bin TL kazanması gerekiyormuş. Bırakın 8 bin TL’yi, 2 bin TL görünce mutlu olur hale geldik. E ne demişler? Azla yetinmeyen çoğu bulamaz imiş… Gerçi bizim çoğu bulmamız da biraz imkansız (!)

Kapalı