Sadece Şeyma Kitabı

Sanatın her türlü halini severim. Kitap okumayı, bir resim sergisinde dolaşmayı, farklı sanat kültürlerini tanımayı… Uzak Doğu sanatına, felsefesine ilgim fazladır. Farklı inanış biçimlerini görmek, farklı sanat dallarıyla ilgili bilgi edinmek bana kalırsa insan ufkunu açan en güzel şey.

Bir insanın ufkunu açabilecek en yüce şey, okumaktan geçer. Bu bir gazete sayfası olabilir, duvarda gördüğünüz afiş olabilir, elinizin altındaki şiir kitabı ya da yeni aldığınız kitap olabilir.

Eskiden sanat, sanat için yapılırdı. Bu nedenle Dünya Klasikleri içerisinde yer alan roman, öykü ve hikayeleri bir başka severim. Günümüzde halen daha sanatı sanat için yapan insanlar var. Fakat bazı insanlar, o kitabın basımı için ağaç katletmekten başka bir şey yapmıyor.

40 Bin Adet

“Sadece Şeyma” kitabı, 40 bin adet basılıp, kısa zamanda tükenen kitaplardan biriydi. Ülkemizde nice yazarlar var ki böyle bir başarı elde edebileceklerinin hayalini kurup dururlar.

Kitabı henüz eline alıp okudun mu deseniz, hayır okumadım. Okumayı da düşünmüyorum. Belki ön yargılı diyeceksiniz fakat eşinin parası, şanı, şöhreti ile bir noktaya gelen insanın “Sadece Şeyma” adında bir kitap yazması, okunmaya değer bir kitapmış gibi gözükmüyor gözümde.

Tırnaklarını kazıyarak bir yerlere gelebilen kişiler varken neden eşi sayesinde bir yerlere gelen insanın kitabını okumalıyım diye soruyorum kendime. Başarılı girişimcilerin kısa yaşam hikayelerini okumak daha anlamlıyken reklamında bile “Güçlü Şeyma” bölümü için bu gücü nereden aldığını belirten bir ifade kullanılmamıştı. Oysa tüm Türkiye’nin de bildiği gibi, Şeyma’nın asıl gücü eski eşi Acun Ilıcalı’dan geldi.

23 Lira 90 Kuruş

Kitabın şu an ki satış fiyatı 23 lira 90 kuruş olarak belirlendi. Geçtiğimiz hafta İlber Ortaylı’nın “Bir Ömür Nasıl Yaşanır?” kitabını satın aldım ve inanır mısınız, hayatımda bu denli güzel az kitap okuduğumu fark ettim. Sanki Ortaylı ile karşılıklı sohbet halindeymişiz ve o bana seslenirken, gençliğine seslenir gibi bir kitaptı.

Şimdi ki kitapların çoğunda kocaman bir sayfayı iki üç kelime ile doldurmak gibi bir moda var. Kitap yazmak, bir moda olmamalı. Eğer sayfasını dolduramayacağınız bir kitap varsa, ağaca da işkence etmemelisiniz.

Sadece Şeyma kitabında da bir alıntı yapılan bir kısım var. Tıpkı günümüzde çok satılan Nilgün Bodur kitaplarına benzer şekilde sayfaya “Herkesi mutlu edemezsin. Çünkü pizza değilsin!” yazılmış. Burada sormak istediğim bazı sorular var:

  • Herkes pizza ile mutlu olabilir mi? Mutluluğun sırrı pizza mı? Örneğin ben, pizzayı aşırı derecede seven biri değilim. Akşam yemeği olarak önüme taze fasulye ile pizza koysanız, gider taze fasulye yerim. Neden pizza?
  • Sağlıklı yaşama bu kadar damga vuran biriyken, pizzanın seni mutlu ettiğini söylemek çelişkili olmuyor mu?
  • Pizzanın insanı mutlu ettiğini varsayarsak ve bir pizzanın günümüzde 20 liradan aşağı bir fiyata satılmadığını, ülkemizde pizza satın alamayacak durumda olan kişilerin var olduğunu da hatırlatırsak, Türkiye’de yaklaşık olarak 14 milyonun hiçbir şekilde pizza satın alıp mutlu olamayacakları sonucuna varabilir miyiz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*