a

Satmama Kararı Yerine Üretebilme Kararı Alsak Keşke

0

BEĞENDİM

Geçen yazımda sizlerle artan biber ve patlıcan fiyatlarına değinmiştik hatırlıyor musunuz? En sevdiğim sebzelerden biri olan patlıcanın kilosu 20 liraya ulaşınca  “Neye elimi atsam kuruyor” şeklinde sizlerle bir paylaşım yapmıştım…

Artan fiyatlara karşı alınabilecek önlemin “sebzeyi satmamak” olduğuna karar verdiler. Bunun üzerine de talebe göre satış yapılmasına yani alım gücü olabilecek marketlerde satış yapılmasına dair bir karar daha verdiler.

Marketçiler patlıcan ve biberi satmama konusunda bir nebze de olsa haklılar. Pazarda 12-20 lira arasında değişen fiyatlarla satılan bu iki sebze market reyonuna girdiği zaman en az 1,5 kat fazladan fiyatlandırmaya uğraması gerekiyor. Haliyle bu da sebzenin satılmamasına sebep olacak bir durum. Özellikle Migros, Kipa, Carrefour gibi alışveriş yerlerinde 20 liranın altında satılmayacağını düşünüyorum. A101, Bim ve Şok gibi market zincirlerinde ise, bugün Şok marketlerde patlıcanın kilosu 14 liraydı, 10-15 lira arasında değişen bir fiyatta olacaktır.

Ürün stok yapılamayacak bir ürün olduğu için maliyet her zaman daha yüksek olacaktır. Satılamayan malı hangi market sahibi almak ister? Böyle bir riske hangi baba yiğit girer? Şahsen ben olsam girmem. “Satmama kararı” alırım…

Ülkede Türkiye Perakendeciler Federasyonu içerisinde 3 bin 900’den fazla satış noktası bulunan market zincirleri bulunuyor. Bu federasyon içerisinde bulunan market ismi sayısı da 361 olarak yer alıyor ve sen kalkıp 3 bin 900 marketin “biber ve patlıcan satmama kararı” almasını talep edebiliyorsun. Üretmek yerine, satmama kararı almayı sağlıyorsun. Neden?

Bu Bir Çözüm mü?

Bana kalırsa sevgili okurum bu çözüm değil… Kendi ürettiğimizi satabilsek, daha da önemlisi ürün üretebilsek fiyatlar konusunda daha ılıman olabiliriz ülke içerisinde… Örneğin 9-10 liraya değil de 5-6 liraya düşürebiliriz bu fiyatı. Fakat üretemiyoruz. Neden üretemiyoruz? Cevap çok basit: para yok.

Çiftçinin parası yok. Çiftçinin ne gübre almaya ne de tohum almaya parası yok. Çiftçinin parası niye yok? Enflasyon arttığını için fiyatlar arttı. Çiftçinin traktörü bozuldu tamir ettirmeye parası yok. Neden çiftçinin tamir parası yok? Tohum aldı traktörü tamir ettirmeye para yetmedi. Çiftçi ucuz tohum ve gübre almak istedi. Çiftçinin malları helak oldu. Neden çiftçini malı helak olup zarara uğradı? Çünkü çiftçinin kaliteli tohum ve gübre almaya, ırgat çalıştırmaya parası yoktu.

Hedef, üretebilmek olmalıyken satmama kararı almak oldukça basit bir yol… Kısa vadede getirisi ne olur derseniz, çiftçi yine zarara uğrar derim. Üretilen azıcık malın da satışı olmadığı takdirde bu çiftçi bu esnaf ne yapsın? Çoluğuna çocuğuna yemek getirecek parayı kazanamadıktan sonra ne yapsın? Çocuğuna pantolon alamadı diye herkes intihar mı etsin? Çocuğunun canı patlıcan çektiğinde İstanbul Boğaz Köprüsü’nden intihara mı kalkışsın?

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.