a

Sizin Gibi Düşünmeyeni Aptal Gibi Görmek

0

BEĞENDİM

Günaydın Sevgili okurlarım… Geçen paylaşmış olduğum yazımdan sonra haftada bir kere de olsa toplumsal konulara değinmeye karar verdim. Bu nedenle bugünkü konumuz: farklı düşüncelere saygı duyabilmek.

YouTube üzerinden birçok kanalı takip ediyor, özellikle de oldukça ilgi çeken ve bilgilendirici kanalları izlemeyi seviyorum. Bunlardan biri de “Soramazsın” formatıyla yayın yapan 321 Go Tv’ye ait.

Format dolayısıyla, toplum içerisinde farklı görülen bireylere, sorulmaması gereken tüm sorular yöneltiliyor. Dikkatimi çeken bireylerden biri Seyhan Arman oldu. Sosyal medya hesaplarını takip ederseniz, kendisinin bir aktivist olduğunu ve trans bir birey olduğunu görebilirsiniz. Şimdi, gelelim Seyhan Arman’ın da dediği gibi “zurnanın zırt dediği yere”…

Toplumumuzda farklı olan bireyleri ve düşünce biçimlerini dışlamak, aşağılamak ya da şiddet göstermek gibi bir eğilim içerisindeyiz. Bu konuyu en basite indirgemek gerekirse, ben pembe rengini çok seviyorum diyelim.  Size “maviyi sevemezsin pembeyi seveceksin” demem ne kadar doğru olurdu ya da sizin bana demeniz?

Fanatikleşmemeliyiz

Seyhan Arman, kendisine yöneltilen sorular içerisinde şöyle bir cümle kuruyor ki bu benim çok hoşuma gitti, “Biri sizi aşağılamak isterse nasıl aşağılayacağı hiç önemli değil”.

Evet, biri sizi aşağılamak ya da yargılamak istediğinde mutlaka bir yönünüzle bunu yapar. Örneğin; bundan bir buçuk yıl öncesine kadar 156 kilo olan ben, şu an 66 kiloyum ve insanlar bana sürekli olarak kilomla alay edici şakalar, efendime söyleyeyim dışlamalar yapardı. Çünkü alışılmış bir şeyin oldukça dışındaydım, obezdim. Toplumda sanki herkes zayıf olmalı ve zayıf olan güzeldir gibi bir kavram var. Oysa önemli olan kaç kilo olduğunuz değil, sağlıklı olmanızdır. 120 kilo olup da sağlıklı olan insanda var, 45 kilo olup kanserle mücadele eden de.

Neden bu kadar fanatikleşiyoruz?

Bir düşünce hakkında o kadar fanatik bir hale geliyoruz ki bence toplum olarak en çok korkmamız gereken konu bu… Bir takım tutuyoruz, fanatik hale geliyoruz. Karşı takım oyuncularına küfürler ediyor, aşağılıyoruz. Neden? Neden insanları tuttuğu takımlara, sevdiği ve ilgilendiği şeylere, görünüşüne göre yargılıyoruz?

Aslında yargılamamız gereken tek şey iyi ve kötü insan kavramıdır. Bunun dışında hiçbir insan ne yaşayış ne de düşünce biçimine göre yargılanmamalıdır.

Aynı Fikre Sahip Olmayınca

Toplumumuzun genelinde şöyle bir algı var. “Benim düşündüğüm doğru. Ben ne diyorsam doğru. Bunun aksini düşünen salaktır, zaten çoğunluk da böyle düşünüyor”.

Sizin düşündüğünüz gibi düşünmeyen insanları bir an evvel aptal ya da salak yerine koymaktan, aşağılamaktan vazgeçmeniz gerekiyor. Çünkü sizin gibi düşünmeyen insan salak değildir. Hayata bakış açısı, olayları değerlendirme şekli oldukça farklıdır. Bunu kabullenebilmek bir olgunluk, kabullenememek ise kendini kabul edememenin bir göstergesidir.

Örneğin ben, trans bireylere, LGBT üyesi bireylere, homofobik insanlara saygı duyabiliyorum. Bir trans bireyle sohbet edebildiğim gibi homofobik olan biriyle de sohbet edebiliyorum. Çünkü insanı, insan olarak görebiliyorum. Bunu bir tek cinsellik olarak düşünmeyelim.

Mesela karşımdaki insan ateist olabilir, agnostik ya da deist olabilir. Ne fark eder? Kendisine uygun gelen düşünce, dil, din veya hayat biçimi buysa, bunu yargılamak bana düşer mi?

Her koyun kendi bacağından asılır diye bir laf vardır. Ateist olan bir bireyin karşısına geçip “Seni ahlaksız! Seni din düşmanı haysiyetsiz!” dediğiniz zaman, mezara beraber gitmeyecek olmanızı hatırlamanızı ya da sizin bu kelimeleri kullanınca o kişinin öyle olmadığını, belinize de ödül olarak altın kemer takılmayacağını hatırlatmak istiyorum.

Bilmenizi isterim… Psikolojide savunuculuk diye bir kavram vardır. Savunuculuk, bir şeyi ya da bir bireyi savunduğunuz zaman onu kabullenmek demektir. Kendi düşüncenizi savunurken, karşınızdaki insanın düşünce biçimini kabullenmiş olduğunuzu unutmayın.

Ve son olarak, Seyhan Arman’a buradan teşekkür ediyorum. Umarım ismi gibi güçlü, kuvvetli olmaya devam eder. Umarım bir gün toplumumuzdaki herkes, düşüncelere ve hayat biçimine saygı duymayı öğrenir… Sağlıcakla kalın!

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.