Tarih Tekerrürden İbarettir

Bugün sizlerle yaptığım araştırmalara değineceğiz. Bu araştırmalar sonucunda edindiğim bilgiler, benim gözümü korkuttuğu kadar sizi de korkutacaktır elbet…

Geçmişten günümüze doğru ufak bir yolculuğa çıkarmak istiyorum sizi. Sene 1347. Çin’in Wuhan şehrinde başlayan veba salgını, o zamanın ticaret yollarından biri olan İpek Yolu üzerinden ülkelere yayıldı. Develer ile yapılan ticaret sonucunda İstanbul’a kadar o salgın geldi. 450 milyonluk dünya nüfusunun üçte biri bu salgın ile yok oldu. Yani her üç kişiden biri, veba salgınına yakalanarak vefat etti. Bu salgın 1351 yılına kadar sürdü. Avrupa’daki aşırı nüfus artışı ve ticaret yolları bu salgının yayılmasına neden olmuştu. Bilhassa altını çiziyorum ki bu kısmı unutmayalım. Burası önemli.

1603, 1609, 1616, 1629 yine veba salgının ortaya çıkış yılları. Salgının en büyük sebebi nüfus artışı.

Yılları saymaya devam edelim: 1636, 1647, 1665, 1668, 1676, 1679, 1710, 1738, 1743, 1770, 1775, 1812, 1867, 1903, 2002, 2012, 2015, 2019 ve günümüz 2020…

Şimdi diyeceksiniz ki bu tarihler ne anlama geliyor?

2002, 2012, 2015, 2019 ve 2020 haricindeki tüm tarihler yaşanan veba salgınını ifade ediyor. Daha doğrusu veba salgını ile birlikte çıkan, 2002 yılına kadar bilinmeyen ve yaklaşık olarak her saymış olduğum tarihte nüfusun yüzde 30’una yakın bir kayıp yaşanmasına neden olan bir virüsü gösteriyor.

Şaşırdınız mı?

Tüm salgınların ortak noktası ne biliyor musunuz?

Kontrolsüz nüfus artışı!

2002 yılı, Corona Virüsü’nün ilk ortaya çıktığı yıl. O yıl ismi SARS idi. Bilin bakalım nerede çıktı bu virüs? Çin’de.

2012 yılı, Corona Virüsü’nün ikinci ortaya çıktığı yıl. Biz H1N1 olarak ve halk arasında domuz gribi olarak adlandırdık bu salgını. İsmi neydi? MERS. Nerede çıktı? Çin’de.

2015 yılı, Corona Virüsü’nün üçüncü kez ortaya çıkışı. 2015 yılında Çin ile Hindistan arasındaki ekonomik ve siyasi problemleri hatırlarsınız. Ne büyük tesadüf ki o yıl Hindistan, H1N1 virüsüne yakalandı ama A tipi.

2019 yılı ve günümüz yani 2020, Corona Virüsü tekrar ortaya çıktı. Bu sefer Çin’de. Fakat bir değişim ile. Genetiği oynanmıştı ve ona 2019-nCoV dediler. Wuhan şehrinde başladı, dünyaya yayılıyor. Neyle mi? Ticaret ve ulaşımla…

Nüfus artışı, ticaret, nüfus artışı, ticaret, nüfus artışı, ticaret, nüfus artışı, ticaret… Liste bu şekilde uzayıp gidiyor salgınların ortaya çıkış ve yayılma nedenleri arasında. Değişmiyor. Tarih tekerrür ediyor. Tarih tekerrür etmesine rağmen önlem alınmıyor. Çünkü kıtlaşan kaynaklar mevcut.

Kıtlaşan kaynaklar, yalnızca hayatta kalabilenlere yeter. Kimlere yeter? Tedavisini olabilen, el altından yüklü miktarda ilaç satın alabilenlere.

Kimler kıtlaşan kaynaklar sonunda ölür? Yoksullar.

Nüfusu azaltmanın en iyi yolu nedir? Kontrolsüz bir şekilde artan nüfusu salgın ile yok etmek.

Bunu nasıl yapacağız? Genetiği oynanmış bir virüsü yayacağız ve dünyanın ekonomik dengesini toplumlar fark etmeden koruyacağız.

1347 yılında nüfusun üçte birini yok eden virüs ile MERS virüsünü birleştirirsek ne olur? nCoV olur! Yaşasın, çözüm yolunu bulduk.

İlk nerede salgını yayacağız? Nüfusun en kalabalık olduğu ve her yere ticaret yoluyla bulaştırabilecek bir yere, Çin’deki Wuhan şehrine.

Dünya nüfusu ne kadar? 7 milyara yakın.

Çin’in nüfusu ne kadar? 1,5 milyara yakın.

Her üç kişiden biri hasta olur, ticaret ve ulaşım ile dünyaya yayılırsa ne olur? 1347 Kara Ölüm salgını gibi nüfusun üçte biri yok olur.

Kıtlaşan kaynaklar için nüfusun kaç olması gerekiyordu? 5,5 milyar.

İşte hepsi bu…