a

Tek Suçum Mustafa Koç’un Kızı Olarak Doğamamak

0

BEĞENDİM

Forbes dergisi tarafından açıklanan 2019’un en zenginlerini okudunuz mu? Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en zengini Murat Ülker iken, bu yıl listeye ikinci sıradan girmiş durumda. Fakat listede beni şaşırtan nokta Türkiye’nin en zengin genç isimleri oldu.

Geçtiğimiz yıl Koç Holding’in başkanı Mustafa Koç vefat etmişti ve Koç’un iki tane de kızı bulunuyordu. Mustafa Koç’un vefatından sonra hissedarlık payı sahibi olan iki kızı bu yıl Forbes 100 dergisinde Türkiye’nin en genç ve en zengin olan iki ismi oldu. Kızların yaşları ise 22 ve 18 olarak yer aldı.

Bu hayatta kendime hatırlatmak istemediğim bazı acı gerçekler bulunuyor.

Mesela Şeyma Subaşı ile Acun Ilıcalı’nın kızı Melisa, benden daha iyi İngilizce konuşuyor. Çünkü kız, Türkiye hariç her yeri gördü. Sürekli olarak yurt dışında bulundu.

Mesela Mustafa Koç vefat ettikten sonra kızlarına Koç Holding’ten hisse payı bıraktı ve Türkiye’nin en zengin genç isimleri arasında yer aldı kızları.

Ben 23 yaşındayım…

İngilizce dil bilgim ne seviyede tartışılır, fakat anlatmak istediklerimi anlatıp, kendimi ifade edip, konuşup, yazabiliyorum. Lakin öyle muhteşem bir İngilizcem de yok. Mesela Melisa gibi düşündüğümü direkt söyleyemem arada bir sözlüğe bakmam gerekiyor.

Babam öldükten sonra üzerime kalan borç yığını sebebiyle bırakın bir mal varlığı edinmeyi, mirasımı reddetmek zorunda kaldım. Galiba tek suçum Mustafa Koç’un kızı olarak ya da Acun Ilıcalı’nın kızı olarak doğamamak bu hayatta…

Şöyle bir hayatıma baktım o metni okuduktan sonra. Yahu dedim, ben iki gündür kendime doğalgaz faturasını dert ediniyorum. Her zaman “eco” modunda çalıştırdığım doğalgazı, bu ay nasıl becerdim bilmiyorum “comfort” moduna almışım istemeden ve doğalgaz tam bir ay boyunca “comfort” modunda çalıştı. Doğalgaz kullananlar bunun nasıl acı dolu bir hikaye olduğunu iyi bilir… Bilmeyenler var ise bugünün araştırma konusunu buraya bırakmış olayım. Lakin özetlemek gerekirse, galiba bir kira bedelim kadar faturayı Aksa’ya yatıracağım. Hadi hadi, Aksa yine yaşadı sayemde…

Trendyol’dan geçtiğimiz gün iki etek siparişi verdim. Sipariş tutarı 78 liraydı. Eteklere o kadar içim gitti ki, almazsam aklım kalırdı. Bir de herhalde zayıflamanın getirdiği bir şey, eteklere olan iştahım arttı. Özgüven geldi ya şimdi, giyelim bakalım etekleri.

Sipariş verirken aklımda “Acaba etekler üzerime olur mu?” sorusu yerine “Ben bu 78 liralık harcama için daha sonra pişman olur muyum? Bu parayı harcadım diye kendimi suçlar mıyım?” dedim. Oysa Mustafa Koç’un kızı olsam “Bugün eteğimi Dolce Gabbana’dan mı alsam Versace’dan mı?” derdim. Kadere bak, kadere…

Nasıl bir şekilde sınanıyorum ya da sınanıyoruz bilmiyorum ama bu sistemin içerisindeki adaletsizlikle boğuşmaktan, 5 lira bile harcarken düşünüp durmaktan yoruldum! Belki de artık benim de parayla sınanma vaktim gelmiştir ya? Allah’ım lütfen çok değil bir 500 bin lirayla sına beni, lütfen….

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.