a

Yeni Ayla Yenilenen Bir Türkiye Olacak mıyız?

0

BEĞENDİM

Günaydın sevgili okurlarım… Dün arkadaşımla kahvaltı ederken güzel kararlar aldık. Çünkü yeni bir aya girdik, yenilenmemiz gerekiyordu. Sürekli olarak yeni kararlar almak, hayatınızda değişimler yapmak oldukça güzeldir. Değişim, kabullenmenin ve gelişmenin ilk etabıdır. Değişimi kabullenmek, kendini kabullenmektir.

2019 yılının ilk çeyreğini bitirmemize az bir süre kaldı. İlk çeyrek epey zorlu geçiyor değil mi? Hepimizi epey zorladı… Zorlamaya da devam edecek. 1996 doğumlu olduğumdan mı bilmiyorum 90 yılındaki doğan herkesin şansız olduğunu düşünüyorum. Ne geldiyse başıma hep 96’lı oluşumdan geldi. İlk SBS sınavına ben girdim mesela…

Üniversite sınavlarının değişimi de benim başıma geldi. E darbe girişimi gördüm. Bu da yetmezmiş gibi ülkede neye ihtiyacım olduysa, o kıtlığa uğradı. Para kıtlığı başladı. Döviz kurları kıtlık yarattı ülkede. Tarım desen kabağın kilosu olmuş 8 lira… Domates 7 lira, salatalık 8 lira…

Mesleki Arapça dersindeyken öğretmenimiz şöyle bir konuşma yaptı, “Sizlere çok üzülüyorum. Buradan mezun olduğunuz zaman elinizde diploma var diye sevineceksiniz ama işsiz kalacaksınız. Dolar 10 lirayı, Euro 11 lirayı bulacak. Sizler, yeni işsizler ordusu üyelerisiniz…”

Haklı mıydı? Bilemiyorum doğrusu. Bu konuşmayı yapmak kimi zaman beni korkutuyor. Ülkede gençlerin neye ihtiyacı olursa, o ihtiyaç bir anda kıtlaşıyor. Paraya ihtiyacım vardı, dolar yüzünden elim, ayağım, kolum bağlandı. Yeni yerleri gezip görmeye ihtiyacım vardı, ulaşım şirketleri iflas etmeye başladı. Uçak biletleri boyumu aştı. Benzin fiyatları desen, malum…

İçimde fakir bir insan ruhu mu yatıyor bilmiyorum ya da Biga’da yaşamaya alıştığım için mi ulaşım ücretleri gözüme çok pahalı geliyor. Mesela Biga’da bisiklet kullanmak, araba kullanmaktan daha mantıklı çünkü her yer birbirine çok yakın. Dolmuş kullanmak da aynı şekilde. Lakin 5 sene evvel dolmuş ücretleri 1.10 iken şuan 1.50 ve Biga Birlik denilen Biga-Çanakkale arası ulaşım sağlayan araçlar öğrencilere 11 iken şuan 18 lira…

Dışarı çıktığım an, 50 lirayı da gözden çıkartıyorum çünkü nasıl harcadığımı, o paranın nereye gittiğini ben bile anlamıyorum. Bir bakmışım, bitmiş gitmiş! Yahu bu para nereye gitti ben ne yaptım demeye kalmadan cüzdan sıfırlanıyor.

Evde yaşadığım için gözümü her ay korkutan şeylerden biri faturalar… Eve çıktım ya, elektriğe, doğalgaza, internete hemen zam geldi. Zamanında aynı şekilde yakıp ısındığım evimde 260 liradan aşağı doğalgaz faturası ödeyemez oldum. Hadi ben gene iyiyim… Bir arkadaşıma geçen ay 447 lira doğalgaz faturası geldi. Onunkinin yanında, benimki de dert miydi? Bilemedim.

Sözde her şey yolunda değil mi… Her şey yolunda diye diye bu hale gelmedik mi? Dürüst olun kaç eve eskisi gibi et, kaşar peyniri giriyor? Aramızdan kaç kişi istediği ürünü anında alabiliyor? Mesela bilgisayarınız kırılsa hemen yenisini alabilir misiniz? Telefon almaya kalksanız, çıkıp hemen alabilir misiniz? Kredi kartından bahsetmiyorum ama nakit paradan bahsediyorum. Aramızdan kaç kişi bunu yapabilir? Şahsen ben yapamam…

Yapamayacak hale geldiğimiz için üzgünüm. Umarım 2019’un ilk çeyreğinin bitmesine yakın, pek umudum kalmasa da, yeni ayla beraber yenilenen bir Türkiye görürüz…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.