Zarar mı Kar mı?

Bir Türk Telekom kullanıcısı olarak, şirketin kar ve zarar hareketlerini takip etmek oldukça ilgimi çekiyor. Aynı zamanda sektör içerisindeki hareketlerini de yakından takip ediyorum. Çünkü her ay ödediğim 100 liralık bir internet faturası mevcut ve bu parayı verdiğime değiyor mu diye düşünüyorum. Lakin, aldığım hizmet karşılığında değdiğini düşünmüyorum maalesef…

Gel gelelim Türk Telekom şirketi geçtiğimiz son bir buçuk yıl içerisinde zarar ediyordu. Hatta, geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreğinde 2,85 Türk lirası zarar ettiklerini açıklamış ve bu zararı KAP’a yaptıkları açıklama ile duyurmuşlardı. Pek çok şirket yöneticisi, ekonomist Türk Telekom’un yaşadığı durum sonucunda ekonomik yönden günden güne kötüleşeceğini söylemekte ve piyasada yaşamış olduğu sert değer kaybı nedeniyle toparlanmasının oldukça zor olacağını düşünmekteydi. Bu kişilerden biri de bendim. Çünkü, 2,85 milyar TL’lik bir kayıp, Türk Telekom gibi büyük bir şirketin çok hızlı bir şekilde değer kaybı yaşadığını göstermekteydi. Yılı tamamlarken şirket yine bir açıklama yapmış ve bu kaybın 3,6 milyar Türk lirasına ulaştığını belirtmişti.

Neden Zarar Etti?

2017 yılının sonuna kadar kar elde eden ve bir anda çarkın geriye dönmesi ile zarar etmeye başlayan Türk Telekom, kur fiyatlarından etkilenen şirketlerden yalnızca biriydi. Zarar etmesinin en büyük sebebi, kur fiyatlarında yaşanan dalgalanmalardı. Türk lirasının 2018 yılında Dolar karşısında yüzde 39,5 ve Euro karşısında 33,1 oranında değer kaybı yaşaması Türk Telekom dahil pek çok şirketin zarar etmesine neden olmuştu. Örneğin, Murat Ülker’in kurucusu ve yöneticisi olduğu Gözde Girişim ve Bizim Toptan şirketleri toplamda 70 milyon TL zarar etmişti. Ülker’in 6 milyar dolarlık borcuna da bankalar yeniden refinansman sağlama teklifinde bulunmasaydı şu an Murat Ülker, Türkiye’nin en zengini değil, Türkiye’nin kur nedeniyle en hızlı iflas eden adamı olarak anılacaktı.

Türk Telekom ettiği zararı kapatmak adına farklı bir yol geliştirdi ve kullanıcı sayısını arttırarak, çeşitli kampanyalar düzenleyerek ve müşterilere farkındalık yaratmadan fiyat listesinde düzenleme yaparak kar elde etmeyi başaran şirket arasına girdi. 2018 yılından 2019 yılına kadar uğramış olduğu zararı kapatmaya ve toparlanmaya başlayan şirket, 2019 yılının sonuna yaklaştığımızda abone sayısını 3,1 milyon arttırdı. Bu artış, şirketin 1,1 milyar TL kar elde etmesini sağladı. Arttırılan satış gelirleri (yaklaşık olarak yüzde 15 oranında satış geliri artışı yaşandı ve gelirler 6,2 milyar TL’yi buldu) ile birlikte Türk Telekom, yatırım gelirlerini de arttırma peşine gitti ve yatırım yapmaya başladı. Yatırım gelirleri yüzde 76 oranında arttırıldı ve bu yatırımlardan da 2,6 milyar TL gelir elde edilmiş oldu.

Müşterilerin ilgisini çekmek adına çeşitli çözüm stratejileri ve kampanyaları yöneten şirketin bana kalırsa uyguladığı en başarılı taktik, dijitalleşmeye önem vermesiydi. Dijital bir klavye çıkaran şirket (TAMBU), hem bu araçla hem de internet üzerinden elde ettikleri etkileşim sayesinde, müşteri kazanmaya başladı. Sosyal medya hesapları daha aktif bir şekilde kullanılır hale geldi. Öyle olacak ki Türk Telekom en hızlı geri bildirim sağlayan şirketlerden biri olarak Twitter üzerinde topic trend bölümüne bile girmişti. Yaklaşık olarak 30 dakika içerisinde etkileşim sağlayan her insana geri dönüş yapıyor ve onlara geri bildirim sağlıyordu.

Türk Telekom, müşteri memnuniyetini, satış gelirlerini ve doğru yatırımları yapınca 1,1 milyar TL kar elde etmiş oldu anlayacağınız. Fakat benim gözümde halen daha hizmet kalitesi bakımından oldukça düşük bir seviyede yer alıyor…

Başa dön tuşu
Kapalı