BankacılıkSigortacılıkİş İlanlarıKariyerBanka HaberleriBanka Sınavları
DOLAR
17,9728
EURO
18,2950
ALTIN
1.018,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
31°C
İstanbul
31°C
Açık
Cuma Açık
31°C
Cumartesi Az Bulutlu
30°C
Pazar Az Bulutlu
30°C
Pazartesi Az Bulutlu
29°C

Navy SEALs Ordusundan Öğrenebileceğiniz Sizi Hedeflerinize Yaklaştıracak 4 Strateji!

Navy SEALs Ordusundan Öğrenebileceğiniz Sizi Hedeflerinize Yaklaştıracak 4 Strateji!

Amerikan Ordusu Elite U.S. Navy SEALs, Amerika’da “Hayalet Ordu” olarak da bilinmektedir. Ordunun en önde gelen özel birimlerinden biridir ve bu orduya katılmak isteyen kişiler yıllar boyu birçok eğitim almak zorundadır. Alınan eğitimler, günümüz askeri eğitimlerini düşündüğünüzde hafif kalmaktadır. Bu orduya katılmak için acımasız ve işkence dolu birçok eğitime katılmanız gerekir.

Daha önce bu orduda subay olan Rob Roy, ordudan ayrıldıktan sonra “Navy SEAL Savaş Sanatı” kitabını yazmış ve insanlara hayatlarında oluşturdukları hedeflere nasıl ulaşacaklarını anlatmıştır. SEAL kelimesinin “en güçlü kişi olmak” anlamına geldiğini dile getiren Roy, aynı zamanda bu kelimenin en zeki, en akıllı insan olmak anlamına geldiğini de söylemektedir.

Roy, hayatındaki hedeflere ulaşmak isteyen kişilerin SEALs stratejileri ile zorlu görevlerin üstesinden gelebileceklerini bu kitabında anlatmaktadır. İşte Emekli Subay Rob Roy’a göre sizleri hedeflerinize bir adım daha yaklaştıracak olan 4 strateji!

Roy, SEAL ordusundayken almış olduğu görevler içerisinde kendisine, “Tam olarak ne yapmalıyım? Kiminle, neyi, ne zaman, nerede ve nasıl?” sorularını sorduğunu dile getirmektedir. Askeriye içerisinde hedeflerin daima açık ve net olmasının ön planda olduğunu vurgulayan emekli subay, kazanmış olmak için görevin net bir şekilde tanımlanması gerektiğini söylemektedir. Hedef net olursa, başarı da o kadar net olur.

Hedefinizi net bir şekilde tanımladıktan sonra ikinci strateji, kaynaklarınızın ne olduğunu tespit etmeniz olacaktır. Bu kaynak teknoloji de olabilir para da veya farklı materyallerden oluşan bir dizi kaynak da olabilir… Edinilen kaynaklar network ağınızı ve kişisel becerilerinizi geliştirecek soyut ve somut kaynaklar olmalıdır. Tam anlamıyla ihtiyaçlarınızı da karşılamalıdır. Maddi kaynaklara sahip olmasanız bile Roy’a göre daima üç temel kaynağı kendinizde bulmalısınız: hırs, inanç ve hayal gücü!

Hedefiniz belli, kaynaklarınız belli… Sırada hedefinize ulaşmak ve kaynakları bu hedef doğrultusunda verimli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak görev planlaması var. Roy, SEAL ordusunun herhangi bir göreve çıkmadan önce, orduda yer alan her birim askerin, defalarca görevlerini gözden geçirdiğini söylemektedir. Takım içerisinde size verilen görev küçük ya da büyük olsa da (görevinizin boyutu hiçbir zaman Roy’a göre önemli değildir) takımın başarısını belirleyecek ölçüde sorumluluklarınızı ve görevlerinizi yerine getirmelisiniz.

Görev ve sorumluluklarınızı yerine getirirken beklenmedik durumlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Rob Roy neredeyse her görevinde bu şartlara maruz kaldığını belirterek şartlar ne olursa olsun, sonuç odaklı düşünmek gerektiğini savunmaktadır. Gerçek liderlerin daima sonuç odaklı kişiler olduğunu belirten Roy’a göre çözüm arayışı içerisinde olmak ve bunu sürekli yapmak, kişinin hedefine doğru odaklanmasını sağlamaktadır. Roy bu durumu kitabında şu cümlelerle okuyucusuna aktarmaktadır:

“SEAL takımlarında yaptıklarımız söylediklerimizdir. ‘Hey Bin Ladin’i bugün yakalıyoruz!’ deriz ve sorduğumuz ilk soru ‘Peki eğer helikopter düşerse görevi kaç kişiyle yapabiliriz?’ olur. Kısacası asla şartların bahanelere dönüşmesine izin vermemelisiniz.”