
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), sektörün merakla beklenen 2026 yılı Ocak ayı verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan rakamlar, bankacılık sektörünün kârlılık noktasında tarihi bir ivme yakaladığını gösterirken, bilanço detaylarındaki bazı risk sinyalleri dikkatli gözlerden kaçmadı.
Ocak Ayında 87,2 Milyar Liralık Kâr Rekoru
BDDK verilerine göre, Türk bankacılık sektörünün net kârı Ocak ayında, geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla yüzde 84 gibi devasa bir artış gösterdi. Sektörün toplam net kârı tam 87,2 milyar lira olarak kayıtlara geçti.
Bankaların aktif büyüklüğü de bu kârlılığa paralel olarak genişledi. Ocak 2025’te 33,4 trilyon lira olan toplam aktifler, bu yılın Ocak ayında 48,6 trilyon liraya ulaştı. Kredi hacmi ise 16,4 trilyon liradan 23,6 trilyon liraya yükselerek piyasadaki likidite akışının hızını ortaya koydu.
Madalyonun Öteki Yüzü: Takipteki Alacaklar Alarm Veriyor
Kâr rakamlarındaki bu rekor artışa rağmen, sektörün “gizli tehlikesi” olarak adlandırılan takipteki alacaklar (NPL) tarafında bozulma gözlemlendi. Geçtiğimiz yılın Ocak ayında yüzde 1,87 seviyesinde olan takipteki alacakların toplam nakdi kredilere oranı, bu yıl yüzde 2,57’ye yükseldi. Bu artış, yüksek faiz ortamında kredi geri ödemelerinde zorlanan kesimin genişlediğine dair bir sinyal olarak yorumlanıyor.
Sermaye Yeterliliğinde Hafif Geri Çekilme
Sektörün şoklara karşı dayanıklılığını ölçen sermaye yeterlilik rasyolarında da sınırlı bir düşüş yaşandı. BDDK verilerine göre:
Sermaye yeterlilik rasyosu: Ocak 2025’teki yüzde 18 seviyesinden yüzde 17’ye geriledi.
Çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu: Yüzde 14’ten yüzde 13 seviyesine indi.
Analiz: Kâr Var Ama Riskler Masada
Uzmanlar, bankaların kâr marjlarını korumasına rağmen, takipteki alacaklardaki artışın önümüzdeki dönemde karşılık giderlerini artırabileceğine dikkat çekiyor. Sektörün kâr patlaması yaparken bir yandan da kredi kalitesindeki düşüşle mücadele etmesi, 2026 yılının geri kalanı için kritik bir denge unsuru olacak.
Kaynak: BloombergHT
