
Türkiye’de kamu bankalarının personel alım sınavlarında uyguladığı “30 yaş sınırı”, kariyerini bankacılık sektöründe şekillendirmek isteyen binlerce adayın en büyük yarası olmaya devam ediyor. Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkileri ve adayların haklı sitemlerini dile getiren Bankacılık Kariyer Uzmanı Nurkan Aydoğan, günümüz eğitim ve ekonomik şartlarında bu sınırın acilen esnetilmesi gerektiğini vurgulayarak konunun hukuki ve idari perde arkasını araladı.
Ziraat Bankası, VakıfBank ve Halkbank gibi sektörün devi olan kamu bankaları, her yıl yüzlerce gence istihdam kapısı açsa da ilanlarda yer alan “30 yaşını doldurmamış olmak” şartı, çok büyük bir kitleyi oyunun dışına itiyor. Sosyal medyada özellikle kariyer planlayan adayların yakından takip ettiği, sektörün nabzını tutan Aydoğan, kendisine gelen yüzlerce sitem dolu mesajı ve adayların yaşadığı kronik mağduriyeti masaya yatırdı.
“Eğitim Uzuyor, Deneyim Zaman Alıyor Ama Yaş Beklemiyor”
Günümüz Türkiye’sinde gençlerin iş hayatına atılma yaşının geçmiş yıllara oranla çok değiştiğini belirten Aydoğan, adayların sesini şu sözlerle aktardı:
“Bugün bir gencin üniversiteden mezun olması, zorunlu stajlarını tamamlaması ve ardından sektörel deneyim kazanmaya çalışması zaten 25’li yaşları buluyor. Bunun üzerine bir de KPSS süreci, kamu bankalarının kendi açtığı zorlu yazılı sınavlara hazırlık aşamaları ve olası mülakat elenmeleri eklendiğinde, zaman su gibi akıp gidiyor. Birkaç denemenin ardından tam mesleki olgunluğa ve bilgi birikimine erişmişken önüne ’30 yaş’ duvarı çekilen adaylar, haklı olarak büyük bir hayal kırıklığı ve adaletsizlik hissi yaşıyor. Adaylar soruyor: ‘Biz bu ülkenin eğitimli evlatları olarak, neden en verimli yaşımızda sistemin dışına itiliyoruz?'”
Peki, binlerce adayın geleceğini kilitleyen bu 30 yaş kriterinin arkasında ne var? Kamu bankaları neden bu sınırda diretiyor ve en önemlisi, hukuk bu konuda ne diyor? Aydoğan, madalyonun diğer yüzünü ve işin yasal boyutunu şu çarpıcı detaylarla açıklıyor…
Bankalar Neden “Genç Personel” Konusunda Diretiyor?
Aydoğan, kamu bankalarının adaylar tarafından sert şekilde eleştirilen bu uygulamasının arkasında yatan idari ve operasyonel mantığı şu maddelerle özetliyor:
Çekirdekten Yetiştirme ve Kariyer Yolu: Kamu bankaları, toplu personel alımlarını genellikle “servis görevlisi” veya “uzman yardımcısı” gibi giriş pozisyonları için yapar. Amaç, personeli bankacılık kültürüne sıfırdan adapte etmek ve kurum içinde 20-25 yıllık uzun vadeli bir kariyer planlaması yapmaktır.
Hiyerarşik Uyum ve Örgütsel Yapı: Bankacılık sektörü sıkı bir hiyerarşik yapıya sahiptir. İşe yeni başlayanlar, operasyonel görevlerde kendilerinden yaşça küçük amirlerin yönetiminde çalışırlar. Banka yönetimleri, 30 yaşın üzerindeki adayların bu hiyerarşik yapıya ve yoğun gişe stresine uyum sağlamakta zorlanabileceğini öngörmektedir.
Yatırımın Geri Dönüşü: Bir personelin işe alım süreci, oryantasyonları, bankacılık okulu eğitimleri ve sertifikasyonları kurum için ciddi bir finansal yatırımdır. Bankalar, bu yatırımın karşılığını personelin emeklilik yaşına kadar kurumda kalarak vermesini hedeflemektedir.
Hukuki Boyut Ne Diyor? Yaş Sınırı Yasal mı?
Adayların en çok merak ettiği ve “Ayrımcılık yapılıyor” diyerek yargıya taşımak istediği hukuki boyuta da açıklık getiren Aydoğan, durumun yasal perde arkasını şöyle aktarıyor:
“Kamuda düz memurluk alımlarında (KPSS B Grubu) genellikle yaş sınırı aranmaz. Ancak kamu bankaları, tamamen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi devlet daireleri değildir; Anonim Şirket statüsündedirler. Kendi özel teşkilat kanunları ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, işe alım şartlarını kendi yönetim kurulu kararlarıyla belirleme yetkileri bulunur.”
Dönem dönem bu sınırın Anayasa’nın “eşitlik” ve “çalışma hakkı” ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle bireysel davalar açıldığını belirten Nurkan Aydoğan, yargının yerleşik içtihadına dikkat çekiyor:
“İdare mahkemeleri ve Danıştay, bu tür davalarda genellikle bankaların ‘hizmetin gereği ve işin niteliği’ savunmasını haklı buluyor. Mahkemeler, kurumların kamu hizmetinin verimliliği ve personelin gelecekte kuruma sağlayacağı faydayı gözeterek işe alım şartı koyma konusunda ‘takdir yetkisi’ olduğunu kabul ediyor. Dolayısıyla yasal olarak bu sınır şu an için hukuka aykırı görülmüyor.”
Nurkan Aydoğan: “Şartlar Değişti, Mevzuat da Güncellenmeli”
“Evet, bankaların kendilerine göre idari gerekçeleri ve yasal hakları olabilir. Ancak günümüz Türkiye’sinin sosyo-ekonomik gerçekleri, uzayan eğitim hayatı ve genç işsizlik oranları göz önüne alındığında, 30 yaş sınırı artık güncelliğini yitirmiştir. En azından bu sınırın, diğer kamu kariyer mesleklerinde olduğu gibi 35 yaşa çekilmesi hem binlerce eğitimli gencimize adil bir şans tanıyacak hem de kamu bankalarının daha olgun ve deneyimli insan kaynağından faydalanmasını sağlayacaktır. Değişen dünyaya ayak uydurmak, sadece teknolojiyle değil, insan kaynağına bakış açısını esnetmekle başlar.”
